Bu eser Franz Kafka’nın çocukluğu, aile içindeki yeri ve duyguları hakkında birçok fikir barındırıyor. İlk olarak, ailesi ile ilgili bilgi veren kaynaklara göre; baba profilinin oldukça katı ve ulaşılmaz, annenin ona nazaran daha merhametli fakat pasif olduğunu görüyoruz. Kardeşleri arasında da kendini onlara kıyasla değersiz ve yetersiz hissettiğine de yazdığı eserlerin ara cümlelerinden anlaşılıyor. Durum böyle olunca Kafka, babasıyla arasındaki iletişimsizliği ve hislerini olduğu gibi aksettiği “Babaya Mektup” kitabını ve “Dönüşüm” eserini kendine adeta günlük edinmiştir diyebiliyoruz.
Kitap, bir sabah dev bir haşere olarak uyanan gencin durumunu konu alıyor.
İlk başlarda insan kimliği baskın durumda iken zaman geçtikçe Hamam böceği dürtülerine karşı koyamıyor ve böylece ailesinin iyice ondan tiksinmeye başlamasına ve ondan kurtulmak istemesine şahit oluyoruz.
Bir soru soralım madem; Neydi bu gencin hissettiği duygular?
Çaresizlik, korku, istenmediğini hissetmek, sevgisine ve iletişimine karşılık bulamamak ve en ağırı da onlara ait olmadığını ve fazlalık olduğunu düşünmesiydi.
Hikayenin sonu beklediğimiz gibi güzel bitmiyor maalesef, böcek bedenine hapsolmuş gencimiz bir gün odasında cansız bulunuyor.
Açlıktan mı?
Hiç sanmam... DönüşümFranz Kafka