BİR RENK MESELESİ
8/10
·355 syf.··
Beğendi
·
2017 53. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Mart 2017 12:35
YouTube kitap kanalımda Bülbülü Öldürmek kitabını çizimlerimle yorumladım: ytbe.one/q93UBZZMgYM "Irkçılık ideolojik bir düşünce değil, aksine psikolojik bir hastalıktır." Malcolm X Bülbülü öldürmek günahtır. Çünkü bülbül yaratılışından ötürü bülbüldür, kendisini bülbül olarak seçemez. Onun ızdırari kaderinde zaten bülbül olmak vardır ve bundan dolayı da suçlu olarak gösterilmemelidir. Çocukların Boo Radley'in evine dokunmayı bile çok zor bir şeymiş gibi görmeleri, öğretmenlerinden itibaren başlayan bir Kuzey-Güney, laik-muhafazakar, gezici-çomar vs. küçümsemeleri ve insanları sınıflandırmaları, yok Cunningham'lar şöyle yok Ewell'lar böyle diye insanların sınıf sınıf ayrılmaları, onların kilisesi beyaz bizim kilisemiz siyah gibi dinde bile ayrımcılığa uğramaları, Atticus Finch'in kendi ailesini yükseklere koyma egosu, elbise konusunda ve kız olma konuları gibi konularda mahalle baskıları gibi konular bir çocuğun gözünden anlatıldığı için bu kitabı değerli bir hale getirmekte. Edebi olarak değerlendirecek olursak kitabın dili epey sade fakat vermek istediği mesaj güçlü. Öyle Debbie Macomber, Sarah Jio gibi aşk öyküleri ya da ciltlerinde kocaman yazılar yazan klonlaşmış polisiye kitaplarını unutabilirsiniz. Amerika'nın Maycomb adlı küçücük bir mahallesindesiniz. Hayatınızda o mahalleden dışarı çıkmamışsınız ve size "Beyaz kızarsa zenci ölür" diyen insanların zihniyetiyle aynı yerde yaşıyorsunuz. İşte tam da bu sebeple bu romanın örneklerini bizim ülkemizde de görmek mümkün. Birbirimizi ötekileştiriyoruz. Bir Türk olarak zenci de doğabilirdik fakat Allah bize böyle olmayı uygun gördü. Fakat şimdi de ülkemizde laik-muhafazakar, Atatürkçü-sağcı, ateist-teist-deist, iktidar-muhalefet gibi çok sayıda ötekileştirmeler görüyoruz. Onun için bu kitabı aslında ülkemizle de çok bağdaştırdım. Bu bakımdan Scout kızımızın da romanda dediği gibi bizim ülke için demiş olduğu bir şey var aslında : "Bak ama, Jem, bana kalırsa tek bir tür insan var, insanların hepsi insan." Bu romanda hayata Tom Robinson olarak gelmiş olmayı düşünmelisiniz. Öyle bir ailede, öyle bir baskıda, hiçbir zaman sizin haklı olmayacağınız gibi görüşler içinde büyüdüğünüzü düşünmelisiniz. Bunun örneklerini şu anki zamanımızda Amerika'da görüyoruz. Artık polisler siyahilerin yollarda bir şey yapmadıklarını görseler bile çekip vuruyorlar adamı. İstedikleri kadar siyahiler buna tepki koysun, beyaz kızarsa zenci ölüyor romanın da dediği gibi. Ayrıca kitabın 309. sayfasında Bayan Gates'in rol aldığı bir paragraf var : "Burada biz insanlara zulmetmeyiz. Zulüm önyargılı insanlardan kaynaklanır. Ön-yar-gı." Kitabın sadece bu cümleleri bile o kadar mükemmel ve yerinde bir Amerikan kültürü eleştirisidir ki Harper Lee ironik bir dille o mahallede yaşayan insanların önyargısını kendi dedikleriyle çeliştirmeyi başarmış resmen. Hiç kimsenin dil, din, ırk, renk, milliyet gibi konularda ayrılmaması gerektiğini bir çocuğun gözünden harika bir şekilde anlatmayı başarmış kitaptır. Kırdığım 2 puan ise kitabın başlarında olan sıkıcılıktan dolayı ve Radleyler'in esas mesajla pek bağlantısının bulunmamasından dolayıdır.
Edebiyat
Bülbülü ÖldürmekHarper Lee · Sel Yayınları · 201488,6bin okunma
··
1 +1'leme
·
12,9bin Gösterim
17 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
İncelemenizi şimdi okudum çok güzel fakat katılmadığım tek yer Atticus Finch ailesini üstün görmüyor yani ya başkasından bahsedecektiniz ya da diliniz sürçtü diyelim :)
Yazılarınızı çok severek takip ediyorum. Hatta bir kitapta incelemeniz varsa bu kitabı okumam gerek diyorum. Yine harika bir yorum 👏🏻 Radley konusu beni düşündürdü. Şahsi fikrim öcü Radley önyargıların yıkılmasını temsil ediyor olabilir; önyargı kitabın temel kavramlarından biri çünkü. Bir de kitabın türü “southern gothic”. Öcü gibi toplumdan dışlanmış, izole karakterler bu tür romanlarda elzemmiş sanırım.
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim verdiğiniz değer için, eksik olmayın. Kitapları çizerek anlatmaya ilk bu kitapla başlamıştım, bu yüzden benim için yeri ayrıdır. Güzel bir noktaya değinmişsiniz. Bu yönden düşünmedim ve kitabın türünü ilk kez sizden duydum. Bu bilgiler için size teşekkür ederim. Ama bence o kadar sayfa tutan Radleylerin kitabın sonunda bir yere bağlanması gerekirdi sanki. :)
Iki defa elime aldığım halde her seferinde sıkılıp bıraktığım bir kitaptı. Bu kadar begenilmesine şaşırırdım. 350 sayfalık bir kitap için başları sıkıcı diyemeyecegim çünkü 150. sayfaya kadar geldigim halde beni sarmadı. O kadar guzel bir inceleme okudum ki suan, sanırım bu defa merak ettim ve okuyacağım. İncelemeniz için teşekkürler. Elinize sağlık 👏
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
çok teşekkürler umarım keyif alırsınız tekrar okumanızda
çizimleriniz kadar yorumlarınız da çok güzel
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
Değerli düşünceniz ve yorumunuz için teşekkür ederim. :)
Yaklaşık 80 sayfa kadar okuyup kitaplığıma bıraktım. Yarım kalan kitaplarımın arasında yerini almıştı. Ama incelemeniz kitaplıktan çıkar o kitabı diye bağırdı yüzüme yüzüme.
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
Ben de ilk 100 150 sayfada aynen sizin gibi düşünmüştüm. Çünkü olayların nereye bağlanacağı, karakterlerin ne alaka olduğu belli değildi. Zaten başta geçen öcü Radley olayları falan bana anlamsız geldi incelemede de dediğim gibi. Yine de vermek istediği mesajın güçlü olduğunu düşünüyorum. :) Teşekkür ederim yorumunuz için, eksik olmayın.
Reklam
1962 yılında çekilmiş filmini de severek izlemiştim.Kitabı okuduktan sonra izlemiştim. Siyah beyaz film baş rolde Gregory Peck var.
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
Tabii ki de haklısınız Funda Hanım, bu arada müsaade sizin, teşekkür ederim yorumunuz için. Zaten kitapların film uyarlamaları benim için ya yetersiz oluyor ya da çok yetersiz oluyor aslında. Yani hiçbir zaman kitap kadar detaylı bir film çekilemez ki diye düşünüyorum. Dediğiniz ayrıntılar kadar başka tonla ayrıntı var mesela. Kitaptaki psikolojik tahlillerin çoğusunu filmlerde hissedemiyorum ben. :)