Bunları pas geçin
Okuyucusuna insani değer katma beklentisi açısından, okunmasının zaman kaybı olduğunu düşündüğüm 5 "Türk" yazar: 1- Mustafa Armağan 2- İskender Pala 3- Elif Şafak 4- Orhan Pamuk 5- Selen Işık
·
9 Gösterim
21 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Ben de birkaç görüşümü paylaşayım dedim bu konuda. Okunmalarının zaman kaybı olarak düşünmenize bir şey diyemem çünkü bu kendi fikrinizdir, kendi kitaplarınızı buna göre belirlersiniz. Bunun gibi bir kişi de hayatım için en gerekli olan kitabı zaman kaybı olarak nitelendirebilir, bu onun kendi edebi ve insani zevkidir. Ben yine de herhangi bir şekilde kitap okunmasına -özellikle de kitaba ayrılan değerin, vaktin ve paranın bu kadar az olduğu ülkemizde- zaman kaybı olarak bakamıyorum. Kitapların hepsinin oluşturduğu bir gökkuşağı var benim için ve o gökkuşağından bir renk eksiltsek gökkuşağının anlamını yitirmiş oluyoruz diye düşünüyorum. Her rengiyle güzel bir dünya ve herkes istediğini alıyor. Salt pragmatik bir açıdan bakmayı da kendime hedef edinmiştim eskiden, yani bana bir şey katmayan kitabı okumam gibisinden. Fakat insanlar da belki özellikle bu kendisine bir şey katmayan kitapları okuyup, kendinin zevklerini tanıyıp, kendini bir şeyler katan kitaplara yönlendirmek istiyor olabilirler. Mutlaka benim de seçimlerim var, kendime göre zaman kaybı olarak düşündüğüm kitaplar ve yazarlar da bulunmakta. Fakat sizin zaman kaybı olarak nitelendirdiğiniz x kişi bir başkası için çok fazla şey ifade ediyor olabilir. Sonuçlara değil, arayışa ve çabaya bakan birisi olarak herhangi bir yazarın ya da herhangi bir kitabın, herhangi biri tarafından okunmasına zaman kaybı olarak bakmamakla birlikte görüşünüze saygı duyuyorum, iyi günler diliyorum.
Senin kitap okuman kitaplar için zaman kaybı.
Özgür Gülsoy
Gönderi Sahibi
Peki
Efendim karakterleri oluşturan en büyük etkenler; aile, yaşadığı toplum ve aldığı eğitimdir. Bu sayede kafası biraz çalışıyor ise belli bir yaştan sonra oluşan karakteristik duruma göre seçimlerini yapar. Kahvede kağıt da oynayabilir, manikürlü tırnağı kırılsa dünyanın sonu da sanabilir, dağlara da tırmanabilir, kitap da okuyabilir. Aynı şekilde okuyacağı kitap türü ve yazar da değişkenlik gösterir. Size bir şey katmadı diye bazı yazarları, bu yazarların o kitapları yazarkenki emeğini, alıp okuyan okuyucu kitlesini aşalamak ya da dışlamak bahsettiğiniz ' insanî değer ' kavramının dışında kalıyor. Herkes her şeyi okusun , keşke okusun...doğruyu yanlışı anlasın, farkındalaşsın.. zira bu devir de doğruları tv'den öğrendiğini sanan ciddi bir kitle ile mücadele ediyoruz :)
Ya diğerlerini bilmiyorum ama İskender Pala, Elif Şafak ve Orhan Pamuk'u oraya yazmanız sizin için ayıp olarak yeter. Ya eserlerini hiç okumadınız, ya da okuyup ta anlamadınız. Başka türlü izah edilemez. bence bu gönderiyi hemen silin. çok tepki alırsınız.
Özgür Gülsoy
Gönderi Sahibi
Bu tetikçilerin gönlüne tek nakşettiği paradır, ündür, pozdur. Hadi eyvallah.
benim de şu an aklıma gelen 2 tane var: Ahmet Batman ve Emrah Serbes
Özgür Gülsoy
Gönderi Sahibi
sıla tam devrimci değil ama sola yakın görüşleri var evet.
Reklam
İlgi alanımda olmamasına karşın İskender Pala ve Elif Şafak'tan birer adet kitap okumuşluğum var. Bu yüzden sanırım cevap verme hakkım doğdu. Bir yazarı ve kitabı beğenmeyebilirsin, hatta hoşgörü çerçevesi içinde önermeyebilirsin , fakat senin 3-4 gün içinde okuduğun ve 'zaman kaybı' olarak nitelendirdiğin kısım varya ne yapıyorsun o zaman diliminde acaba? Bu yazarlardan daha fazla insanlığa yararlı olabilecek bir atılımın var mı? O eserler kim bilir kaç yıllık araştırma ve emeklerin sonucu ortaya çıkıyor haberin yok galiba. Bari okuyacağımız yazarları da yazda onların kitaplarına başlayalım hemen..
Özgür Gülsoy
Gönderi Sahibi
Selam arkadaş, ne kadar güzel söyledin. Öncelikle cümlemin ilk bölümüne tekrardan dikkat çekerim: "Okuyucusuna insani değer katma beklentisi açısından" Bu şu anlama gelir, bu kişilerin politik açıdan yiğitçe, cesurca gerçekleri savunmak yerine olguları tahrif ettiklerini, insanları hedef gösterdikleri anlamına gelir. Şu da bir tavırdır, benim dünya görüşüme uygun olmayan bir görüşü savunursun ama namuslu biçimde bunu dile getirmede hedef göstermez, kendi bildiğini aktarmaya çalışırsın. Bana gelince, insanlığa daha fazla yararlı olabilecek atılımım var. Bu noktada dünyanın tek bir aile olmasını isteyen, dileyen, bu uğurda senelerce hapislerde yatan, sürgün edilen insanları okuyorum. Ve kendim de bu noktada sorunlarla boğuşuyorum. Örneğin Selin Işık'ın ne gibi araştırmalar yaptığını çok merak ediyorum. Ya da Mustafa Armağan'ın kendisine gösterilen sahte fotoğrafla trollendiğinden nasıl bir birikim(!) sahibi olduğunu görebiliriz. Ya da Orhan Pamuk, Lenin'in teorik hazinesini okumadan "Lenin'in hiçbir katkısı yok" demesinden nasıl bir birikim edindiğini kavrayabiliyorum. Önemli olan birikim edinmek değil, onu davranışa dökebilmektir. Umarmı anlatabilmişimdir.