·656 syf.··Beğendi
···Okunma: 30 Kasım 2021 22:48 İnsanlığın köklerini tutup yeryüzüne çıkarmak, muazzam güç isteyen bir eylemdir. Bunu anlatmak ise daha zor bir şeydir. Cennetin Doğusunda insanlığın kökleri yeryüzüne çıkmıştır ve bütün çıplaklığıyla ortadadır.
John Steinbeck çok sevdiğim bir yazardır. Eserlerindeki basit olay ve karakterler ile çok güzel anlatımlar kaleme alır. Ama şu ana kadar okuduğum hiçbir kitabı Cennetin Doğusu kadar evrensel ve felsefi olmadı. İnsanlığın köklerini, kutsal kitapları ve mitleri baz alarak anlatan yazarımız, iyiliğin ve kötülüğün savaşını okura adeta yaşatıyor.
Kitabımız Habil ve Kabil'in hikayesini baz alarak insanlık tarihindeki iyilik ve kötülüğü, toplumsal sınıflar ve aile ilişkileri üzerinden, sanki oradaymışsınız gibi bir gerçeklikle bizlere sunmaktadır.
Edebi anlamda mükemmel bir lezzete sahip olmanın yanında, zarif betimlemeleriyle oldukça akıcı bir üslupla kendine hayran bırakan bir eser. Okurken ruhun derinliklerine, insanın doğasına ve tarihine belki de hiç bulamayacağınız bir konforda yolculuk ediyorsunuz.
Kabil kardeşini öldürdükten yani ilk cinayeti işledikten sonra Tanrı ona 'Eğer iyi davranmazsan, günah kapıda pusuya yatmıştır; ve onun istediği sensin; fakat sen ona hükmedeceksin.' Orijinal metinde cümle Timşel kelimesi ile bitiyor, anlamı hükmedebilirsin demektir.
Tanrı iradeyi bizlere vermiş, ama Havva yasak elmayı yedi, Kabil cinayet işledi, hepimiz günahkarların soyundan geliyoruz. Yüzyıllardır yaptığımız tek şey günaha hükmetmeye çalışmak. Köklerimiz bu kadar günahkarken ne kadar başarılı olabileceğimiz ise meçhul...
Kabilin çocukları dünya günahla dolu bir yer biliyorum, bütün dünyayı paklayacak gücümüz olmayabilir, ama içimizdeki günaha hükmedebiliriz. Hükmetmeye başlamak ve kendinize bir iyilik yapmak için bu kitabı okuyun...