FARELER VE İNSANLAR
George ve Lennie isimli işçilerin başına gelenler anlatılmaktadır. George yapısal olarak ufak ve akıllı birisidir, Lennie ise yapıca iri fakat aklen geri biridir. George ve Lennie bebeklikten beri birlikte büyümüşlerdir ve çok yakınlardır. Hayatlarını birlikte idame ettiren bu iki karakter şimdiye kadar girdikleri işlerden Lennie'nin başına açtığı sorunlar sebebiyle ayrılmışlardır ve bir iş arayışı içerisindedirler. Buldukları işe giderken varmaları gereken yerden 15km önce inerler ve bir gün boyunca bu yolu yürüyerek iş yerine ulaşırlar. Geçen süre içerisinde biz de karakterleri daha yakından tanıma fırsatını bulmuş oluruz. Bu yolculukta karakterlerimizin asıl amacının bir süre çalışarak para biriktirip minik bir arsa almak olduğunu öğreniriz. Hikayenin ilerisinde para biriktirme amacıyla çalışmaya gittikleri yerde yaşadıkları olayları idrak etmeye çalışırız.
Genel itibariyle kitabı okurken kafamın karıştığını söyleyebilirim çünkü kitabın aktarmak istedikleri hakkında net bir görüşe varamadım. İçerisinden çıkarmaya çalıştığım anlamlar şu şekilde :
1- Bir insanın içerisinde yaşadığı duygular ve farklı yönler ele alınarak karakterize edilmiş
2- Toplumdaki farklı kişilikler karakterler aracılığıyla anlatılmış
3- Bir olayın suç sayılması için onu gerçekleştiren kişiden bazı özelliklerin beklendiği aktarılmış. Örneğin bir çocuk cinayet işlerse, bir yetişkine kıyasla daha suçsuz görülür.
4- Bir olayın suç sayılabilmesi için insanların hayatını etkilemesi ve toplum tarafından önemsenmesi gerekmektedir. Örneğin bir tavşanın öldürülmesi suç sayılmazken bir insanın öldürülmesi suçtur.
5- Her insan bir hedef belirler, hedefini gerçekleştiremeyeceğini bilse bile yaşama tutunmak için tek yapabildiği budur.
6- İnsanlar var olduğu ortama katlanabilmek için olmayacağını bilse dahi bir gün oradan kurtulacağı ümidiyle yaşar.
7- İnsanlar yalnızken yapabildikleri yanlışları başkasının gözü önünde yapamazlar. Ayıplanmaktan, rezil olmaktan, toplum tarafından yadırganmaktan korkarlar ama yaptıklarının yanlış olduklarını bilseler dahi tek başlarınayken istediklerini yaparlar.
8- İnsanların çoğu kuralların sadece toplum veya devlet tarafından konulduğunu düşünürler, kendi sınırlarını koymazlar ve olabilecekleri önemsemezler. Bu sebeple toplum baskısı kalkınca istediklerini yapabileceğini zannederler ve yalnızken çok daha rahat yanlışa düşerler.
9- Irklarından dolayı yargılanan insanlar toplumdan uzaklaşır, yalnızlaşır ve böylece kin tutmaya başlar. Fakat ne kadar kin tutarsa tutsun insan gerçekten yalnız kalınca başka bir insana ihtiyaç duyar ve kininden vazgeçebilir.
10- İnsan, insana ihtiyaç duyar. Karşısındaki onu dinlemese bile varlığı yeterlidir. (Bu fikre katılmıyorum.)
11- Çevre tarafından baskılanıp hedefini gerçekleştiremeyen kişiler kendilerini ispat etme ihtiyacı hissederler ve fark edilmek için çabalarlar.
12- Bazen hiç istemesek bile birisinin canı çok yanmasın diye canını daha az yakacak çareler ararız ve bulduğumuz çareyi kendi verdiğimiz karar neticesinde uygularız. Karşıdakine düşüncelerini sormayız, halbuki hayat onun hayatıdır ve onun iyiliğini düşünüyor olsak bile bu kararı biz vererek bencillik yapmış oluruz.
13- Bazen çok sevdiğimiz insanın canı yanmasın diye çabalarken fark etmeden kendi ellerimizle onun canını yakarız.
Köpek acı çekmesin diye duygusuzca boynundan vurularak öldürüldü, kitabın sonunda da Lennie’nin canı yanmasın diye George boynundan vurup öldürdü. Eğer aklımla hareket edersem köpeğin yaşarken acı çekiyor olmasındansa ölmesi bir kurtuluş gibi gözüküyor, aynı şekilde Lennie’nin sadece 2 ihtimali varsa ve bunlar ya karnından vurulup acı çektirilerek öldürülmesi ya da acı çekmeden ölmesiyse 2. İhtimal daha mantıklı geliyor. Fakat duygularımla hareket edersem köpeğin canını alamazdım çünkü acı çekiyor bile olsa ölümüne onay verme sorumluluğunu kaldıramazdım. Aynı şekilde Lennie’yi de öldüremezdim çünkü ölümünün kendi elimden olması yükünü taşıyamazdım.
Lennie’nin başı tutkuları yüzünden bir çok kez belaya giriyor, girdiği işlerden kovuluyor. Ve ölümü de yine tutkusu yüzünden oluyor.
Ayrıca kitapta sürekli olarak Lennie’nin vazgeçmeden Tavşanlarım olucak benim demesinin de bir gönderme olduğunu düşünüyorum. İnsanların ona deli gözüyle bakmasına, manyak mısın sen delirmişsin demesine rağmen hedefi doğrultusunda asla pes etmiyor. Gerçekleşeceğine inanıyor, hayaline kavuşamasa da yine hayaline kavuşma ümidiyle ölüyor.
Aslında George’un verdiği karar gerçekten çok zor. Ben onun yerinde olsam Lennie'yi ödürme cesaretini gösteremezdim. Kendi bencilliğimden ve korkularımdan onu acıyla baş başa bırakırdım. George gerçekten çok yüce gönüllü davranmış, Lennie’yi öldürerek kendi hayallerinin, yaşama amacının, yani kendisinin de bir nevi öleceğini bilmesine rağmen arkadaşını acıdan kurtarmak uğruna bunların hepsini göze almış.