Giriş Yap
496 syf.
·
Puan vermedi
Çok değerli bir kitap ve kuram olduğu su götürmez. Fakat biraz kapitalizm kutsal kitabı gibi durduğu gerçeğini bozacak pek bir öğretisinin olmadıgı da bir gerçek. Sürdürülebilir kalkınma ve refah konusunda kurumsallaşmış ülkelerin avantajlarını hakça ortaya koyarken ülkeler içindeki müreffehlik farkını aynı ülkelerin kurumsallaşmasının dezavantajları arasında aktaramıyor. Misal Güney Kore'nin dünyanın en hızlı gelişen ekonomik gücü olmasının nedenlerini ortaya koyabilirken bu ülkenin intihar oranlarında neden rekorlar kırdığının ve bu rekorda iktisadi ve siyasi kurumsallaşmanın nerede durduğunu es geçiyor. Sahraaltı Afrika'nın geri kalmasını çok yerinde örneklerle işlerken "geri bıraktırılmasına" pek dokunduramıyor. Mısır'ın tam da müreffeh bir ülke haline gelirken karşısına çıkan İsrail engelinden bahsetmiyor. Daha doğrusu ben kitapta İsrail kelimesine sanırım hiç rastlamadım. Oysa İsrail de sömürücü kurumsal yapıyla donanımlı bir ülke olmasına rağmen aynı zamanda gelişmiş ülkelerden biri. İki yazarından biri Türk olmasına rağmen sömürücü iktisadi ve siyasi kurumların yozlaşmasıyla dağılan Osmanlı'dan sonra Atatürk Türkiyesi'nin kapsayıcı ekonomik kurumları ve devrimci siyasi kurumlarını karşılaştırma fırsatını pas geçiyor. Bütün bunlar kitabın yarattığı popüler etkinin rüzgarında görmezden gelinemeyecek kusurlar olsa da eser o popülerliği de sonuna kadar hak ediyor.