Gönderi

Güneşim ve Ayım
10/10
·240 syf.··
2021 31. kitabı
Tür: Tasavvuf, biyografi, edebiyat, roman Sayfa sayısı: 240 Asıl adı Muhammed olan Şems Tebrizi, 6 yaşında medresede hafızlık eğitimi alıyor. Yaşıtları bir ayda cüzden Kuran'a geçememişken Şems, ilk haftada Kuran'ı öğreniyor. Bir gece Kuran'ı okumaya başlıyor. Güneşin doğuşuna yakın bitirmek üzereyken uyuyakalıyor. Uyanıp tekrar Kuran'ı eline aldığında parmağı tevafuken Şems Suresi'ni buluyor. 10. ayette kalbi ağırlaşıp bayılıyor. O gecenin sabahı ailesine bundan böyle bana Şems diye seslenin diyor. Gençliğinde diyar diyar, şehir şehir gezip Kabe'yi tavaf ederken "Rabbim senin aşkını alevlendirecek bir mürşit ile beni şereflendir" diye dualar ediyor. Rüyasında bu arzunun yerine geleceği ancak Anadolu illerine gitmesi gerektiği söyleniyor. Buna karşılık onun ne vereceği sorulduğunda "başımı" diye cevap veriyor. Siz dost (aşk) için başınızı verir misiniz? Şems (güneş) Mevlana'sı (ay) için başını verdi. Mevlana, Şems ile Mevlana oldu. Şems'ten sonra derinleşti, gelişti. İkisi bir okyanus gibiydi. Buluştuklarında ise aşkın yolculuğu başladı. Ayrıca yine kitapta geçen Mevlana'nın, Şems'e yazdığı "etme" şiirinin hikayesi şöyledir. Şems, Mevlâna'nın günlerce ve gecelerce sohbet ettiği, kendi gibi gördüğü bir başka âşık, bir başka Hakk yolcusudur. Birlikte çok vakit geçirirler, uzun sohbetlere dalarlar. Fakat onların bu ilahi aşklarını idrak edemeyen bir gurup insan Konya'da haklarında dedikodu yapmaya başlarlar. Şems, buna fazlaca üzülür ve Konya'yı terk edip Şam'a gider. Mevlâna bu sevgili dostunun gidişine yıkılır, Şems'e içinde (Etme!) şiirinin de bulunduğu bir mektup gönderir. Şems, bu mektuptan oldukça etkilenir ve Konya'ya geri döner. Etme içtenlik, derinlik ve samimiyet dolu bir şiirdir... Etme kararlı bir gidene karşı bir çaresizliğin, boyun eğmiş bir yakarışın, çok derinden gelen bir yalvarışın şiiridir... Etme gidene karşı bir özlemi anlatır aslında... Etme gitme demekten ziyada dön gel çağrısıdır... Etme içimizdeki özlemleri anlatır, yitirdiklerimizi hatırlatır, beklediklerimize seslenir, gelemeyenlerimizi çağırır... Etme şiirini buraya bırakarak incelememi noktalıyorum. ETME! Duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun, etme. Başka bir yar, başka bir dosta meylediyorsun, etme. Sen yadeller dünyasında ne arıyorsun yabancı? Hangi hasta gönüllüyü kastediyorsun, etme. Çalma bizi, bizden bizi, gitme o ellere doğru. Çalınmış başkalarına nazar ediyorsun, etme. Ey ay, felek harab olmuş, altüst olmuş senin için... Bizi öyle harab, öyle altüst ediyorsun, etme. Ey, makamı var ve yokun üzerinde olan kişi, Sen varlık sahasını öyle terk ediyorsun, etme. Sen yüz çevirecek olsan, ay kapkara olur gamdan. Ayın da evini yıkmayı kastediyorsun, etme. Bizim dudağımız kurur sen kuruyacak olsan. Gözlerimizi öyle yaş dolu ediyorsun, etme. Aşıklarla başa çıkacak gücün yoksa eğer; Aşka öyleyse ne diye hayret ediyorsun, etme. Ey, cennetin cehennemin elinde oldugu kişi, Bize cenneti öyle cehennem ediyorsun, etme. Şekerliğinin içinde zehir zarar vermez bize, O zehiri o şekerle sen bir ediyorsun, etme. Bizi sevindiriyorsun, huzurumuz kaçar öyle. Huzurumu bozuyorsun, sen mahvediyorsun, etme. Harama bulaşan gözüm, güzelliğinin hırsızı. Ey hırsızlığa da değen hırsızlık ediyorsun, etme. İsyan et ey arkadaşım, söz söyleyecek an değil. Aşkın baygınlığıyla ne meşk ediyorsun, etme. Kitapla kalın.
Tasavvuf
Aşkın Gözyaşları 1 - Tebrizli ŞemsSinan Yağmur · Kapı Yayınları · 201621,3bin okunma
·
87 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.