Puan vermedi·176 syf.··Beğendi
· IKIGAI- Japonların Uzun ve Mutlu Yaşam Sırrı
Okumak için kitap araştırması yapan herkesin en az bir kez karşısına çıkmış olan kitap, elbette benimde karşıma çıktı ve şans vermek istedim. Şayet tesadüflere inanan biri değilimdir. Okurken neden karşıma çıktığını birçok kez hissettim. Okuduğu için soranlarınız olacaktır, hayır henüz ikigai’mi bulamadım. Ama sanırım bulmak zorunda değilim.
Kitabın öğretmeye çalıştığı şeyi kavradığımı düşünüyorum. Lakin bu düşünceye uzun süredir inandığım için anlatılanı buna da yorumluyor olabilirim. Bana göre ‘önemli olan vardığın yer değil gittiğin yoldur.’ Ikigai benim için gittiğim yolda öğrendiklerim ve onları nerede konumlandırmak istediğim. Mutlu bir insan mı olmak istiyorum? Evet, kim istemez ki? Tüm negatif söylemlerde mutluluğu yakalamak için değil midir? Onu bu kadar yoğun istediği için kapılmazlar mı karamsarlığa?
Elde edemedikçe hırslanır insan. Yapmayacaklarını ona göre normal olmayan şeyleri yapmaya başlar. Çünkü kendisi olmadıkça mutluluğu kazanacağına kazanabileceğine inandırılmıştır. Hayır, sen sen olabildiğin müddetçe mutlu olabilirsin. Kendini sevdikçe, yaptıklarını sevdikçe, gördüklerini sevdikçe mutlu olabilirsin. Yapamadıklarını yaptığını hayal ettikçe mutlu olmazsın. Bir buluttan ibarettir onları düşlemek. Sana hayal kurma, dileklerine tutunma demiyorum. Sadece hayallerinin peşinde koşarken harap olma diyorum. Adımların geriye gitmesin, yerinde saymasın. Bulunduğu zemini belki de toprağı hissetsin diyorum sadece. Yaptığın işi sev, ona sıkıca sarıl yaptıkça mutlu olursun da diyemiyorum. Çünkü senin kadar bende bu şartların içinde yaşıyorum. Yaptığın işe tutun, okuduğun derslere asıl ne bu olayları önemsizleştirme ne de duygularını.
Vermek ve almak. Dünya tamamıyla bunun üzerine kuruluyken sadece alma odaklı olmak seni mutlu etmeyecek. Aldıklarının yükü altında ezileceksin sadece. Almadan önce vermeye odaklanırsan hafiflersin ancak. Biliyorum daha iyisinin mutlu edeceğine inanıyorsun. Hepimiz buna inanıyoruz. Çünkü henüz denemedik. Sadece düşlemek bile bu kadar mutlu ederken yaşamak kim bilir nasıl mutlu eder diye düşünüyoruz hepimiz. Evet, hepimiz. Sürekli dile getirilen bir sonrası, daha iyisi varken nasıl mutlu olalım değil mi? Ve Kovalamaca başlıyor..
Mutluluk kovalanmamalı bence.. Olduğun yeri, anı kabullendiğin anda mutlu oluyorsun. Öncesini, sonrasını düşünmek seni sadece bir kovalamacanın içine sokuyor. Şuan’da kalıp etrafına bakındığında görebiliyorsun mutluluğu. Peşinden koştuğunda gözlerin kararabilir, farketmeden ondan hızlı bile hareket edebilirsin. Geçip giden, yitirdiklerin sadece mutluluğun olmaz o zaman.. Derin bir nefes al ve sakinleş. Hayır koşmak için kuvvet toplama. Etrafını izle, mutluluğu bir yerlerde mutlaka göreceksin…
Göremiyor musun? O zaman bakış açını değiştir..