Başladığım gibi bitirdiğim ve oldukça etkilendiğim bir kitap oldu.
Gogol Palto'yu gerçek bir hikayeden esinlenerek yazmış. Akaki Akakievich Petersburg'da devlet dairelerinin birinde çalışan sessiz, sakin, kendi halinde ve hiç arkadaşı olmayan biridir. İş yerinde çalışan diğer arkadaşları tarafından sürekli alay konusu olur. Hatta üstündeki eski olan ve sürekli yamalarla tamir ettirip giydiği paltosu bile...
Kış gelip de soğuklar başlayınca Akaki iyice üşümeye ve rahatsızlanmaya başlar. Palstosuna bakınca birçok yerinde açıklıklar olduğunu görüp tamir etmeye kalkar.
Terzi tamir edemeyeceğini söyleyince adeta yıkılır. Çünkü bu yeni bir palto almak gerekiyor demekti. Kendisi yiyeceği yemeği bile zor bulan bir memurdu. Paltoyu nasıl alacaktı?
Uzun uğraşlar sonucunda parayı biriktirip bir şekilde paltoyu diktiren Akaki paltoyu giyince etrafından olumlu tepkiler alıp özgüvenli ve çok mutlu hissetmeye başlamıştı.
Ta ki akşam eve dönerken sokakta paltosunu çaldırana kadar. Ne kadar uğraşsa da kimlerden yardım istese de hiçbir sonuç alamaz. Zaten sürekli paltosuz gezdiği için de ateşli hastalık geçirerek ölür.
Gerçekten de bir hayatta kalma mücadelesi...
İnsanın insana hücumu, hor görmesi...
Birçok insan için küçük olan bir şeyin bir başkası için ne kadar mühim olabileceği.
Herkesin kendine göre ders çıkarabileceği bir konu.
Keyifli okumalar :)
İki Şehrin HikâyesiNikolay Gogol