*SPOİLER İÇERİR*
Peyami Safa'nın eserlerinde kadınlara olan bakışı ne yazık ki ortada, hep arada kalan bocalayan ne istediğini bilemeyip yönlendirilmeye muhtaç kadınlar. Kendi seçimleri, kendi fikirleri olmayan, parıltılı cemiyet hayatı karşısında gözleri kamaşmış, dünyaya aldanan kadınlar. Tüm külliyatını bitirmemiş olsam da okuduğum kadarıyla bu böyle. Ancak Meral farklı. Meral de bocalıyor, ne istediğini tam olarak idrak edemiyor ve gerek ağabeyi Ferhat gerekse Samim onu yönlendirmeye çalışıyor fakat tüm bunların yanında Meral bir duruşa sahip. Bana kalırsa Meral, Peyami Safa romanlarının en ayakları yere basan kadın karakteri. Örneğin Neriman gibi Şinasi'nin peşinden gitmiyor. Son anına kadar kendi içinde büyük bir çatışma yaşıyor, birinci Meral ikinci Meral'i yenmeye çalışıyor.
Meral yalnızlık sürgünü. İntihara iten bizzat kendisinden, yaşadığı cemiyetten, ona doğrularını dikte eden beyler tarafından sürülüyor: Ferhat Beyler, Samim Beyler, cemiyet beyler, ahlak beyler, namus beyler.
Söyleyecek söz çok. Meral'e verdiği bu duruş bile romanı diğer Peyami Safa romanlarından ayrı tutmak için yeter.
“Kendi kendimden nefretimin çerçevelediği ve çirkinleştirdiği bir dünyada yalnızım.”
YalnızızPeyami Safa