·95 syf.····Okunma: 02 Şubat 2022 16:29 Tolstoy kendi kendi ile bir sohbet etme gereğinde bulunmuş bu da haliyle felsefe yapmasına yol açmış gibi duruyor.
Her insanın hayatında inişler çıkışlar olur. Hatta öyle şeyler yaşarız ki hayata tutunmak istemeyiz çünkü yaşamak boş gelir. Bir sebeb ararız hakikati öğrenmek için. İşte Tolstoy'da hayatının en berbat, en umutsuz, en acımadığı anlarda kendini hakikati aramaya yöneltmiş. Başta inançlı olmayan Tolstoy tanrıyı görmediği için inanmayı reddetmiş. Neden yanında değil, neden var olsa da kendini kurtarmıyor diye serzenişte bulunuyor. Ama daha sonra fark ediyor ki inandığı zamanlarda yaşadığını farkediyor ve oruç tutmaya başlıyor, kiliseye gidiyor. Yani var oluş çabasını inanmakta buluyor. Ama yine de inanç kavramı onun her sorusunu yanıtlamıyor. Sadece Tanrıyı kendine ışık olarak görmeyi seviyor.
Varoluş çabasında kat ettiği yollar kendince oldukça uzun. Bir de insanın kendini bulması için yani hayat ışığının altında ne olduğunu görmesi için insanın dibi bulması gerektiğine de inanıyor. Demekki neymiş en dipte olduğumuz anlarda hep umut vardır. Her dibin bir çıkma gücü vardır.
Herkesin kendi ışığını bulduğu dünya diliyorum.