Puan vermedi·172 syf.··
Beğendi
·
2022 4. kitabı
İlk söyleyeceğim şey şudur ki kesinlikle +18 bir kitaptır. Romanımız; baş karakteri olan Alex’in ağzından birinci tekil şahıs olarak yazılan bir eserdir. Alex ve arkadaşları Pete, Georgie ve Aptalof’un oluşturdukları “Çete Kardeşleri” grubunun toplumda yarattığı huzursuzluk ve kaosu anlatmaktadır. Bir gece kedileri olan yaşlı bir kadının ölümüne sebep olan çete kardeşleri, Alex’e ihanet ederek hapishaneye atılmasına göz yumarlar. Alex bu dört duvar arasında başından geçenleri anlatmaya devam etmektedir. Kitabın esas konusu olan bölümü ise hükümetin suçlular için uygulamaya aldığı yöntemdir. Hükümet azılı suçluları doyurmak yerine onlara ‘Ludavico’ yöntemini başlatır. İlk kobay ise Alex olmuştur. Pavlov’un kanunlarının uygulandığı hikayesine dayanan bu yöntem azılı suçluları İsa’nın bir uzantısı haline getirmeye çalışmalarıdır. Yani birisi tokat attığında diğer yanağını çeviren bir kişi haline getirmektir hedef. 15 günlük uygulanan bu yöntem sonunda Alex artık bir makine haline gelmiş, seçme hakları elinden alınmış, müzik, edebiyat ve her türlü sanat dinlendirici, zevk verici değil de, acı çektiren birer etken olmaya başlamıştır. Romanda ise Otomatik Portakal’ın açıklaması karakterlerden biri olan yazar aracılığıyla verilmiş. Buna göre Otomatik Portakal, Sürüyle gencin fabrikalara tıkılıp koşullandırıldıktan sonra düzen koruyusu olarak sokaklara bırakılmasından söz ederek ‘dünya bahçesi’ olarak bu durumu tanımlamaktadır. Tanrı’yı bu noktada eleştiren yazar ise dünya bahçesi hakkında şunları anlatmaktadır: “Koca Tanrı’nın ektiği bu bahçede ağaçlar hep aynı türden meyveler veriyordu. Bu ağaçların meyveleri arada bir yere düşüyor, düşünce de hemen üzerine basılıyordu.” Alex’in 15 yaşından 19 yaşına kadar yaşadığı hükümetin yöntemleri, hükümet karşıtlarının sembolü haline gelmesi, ailesi tarafından dışlanması ve en sonunda bir başına kaldığı yalnızlık serüvenini argo tabirlerle anlatmaktadır. Yine Otomatik Portakal adlı hikayeyi yazan eserdeki karakter şu cümleleri yazarak bizleri de düşünce seline kaptırmaktadır. “Tüm hayvanların en zekisi, iyiliğin ne demek olduğunu bilen insanoğluna bir baskı yöntemi uygulayarak onu otomatik işleyen bir makine haline getirenlere kılıç kadar keskin olan kalemimle saldırmaktan başka hiçbir şey yapamıyorum…” Ne var ki Alex de onca şeylere katlanamayarak OTOMATİK PORTAKAL MIYIM BEN ? diyerek isyan etmiştir. Çünkü iradesi ve seçme özgürlüğü elinden alınan kişi aslında kişiliğini yitirdiğini anlamını karşılayan bu cümle ile ifade etmiştir. Öyleyse biz İnsanoğlu irademiz ve seçme özgürlüğümüz olduğu kadar insanızdır.! Kapitalizme ve bunca kendimizi özgür hissettiğimiz ama ÖZGÜR OLAMADIĞIMIZ düzeni haykıran yazara kulak tıkamak hiç mümkün görünmemekte… İyi okumalar…
Edebiyat
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009113,2bin okunma
·
40 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.