(Spoiler içerir)
Adalet sisteminin işleyişi, özgürlük, insan onuru ve adil olanın sağlanmasını gerektirirken kişinin bireysel özgürlüğünün sınırlarını belirleyen bir işleyişe zaman zaman evrilir. Bu otorite seni ve toplumu kendine bir kukla yapar. Sistemin sana izin verdiği kadar özgürsündür.
Tarihin bazı zaman dilimlerinde Adalet sistemi, gerçekten bireyin yada toplumun hak ve özgürlüklerini koruyan bir düzen kuruyormu ? F. Kafka Joseph K. Karakteriyle bunun tam tersine maruz kalan bir toplumun bireye indirgenmiş bir özetini anlatır.
Sistem insanı özgürmüş gibi bırakır bu sebeple bir mahkeme salonu bile yoktur. Dolayısıyla yazar bunun için metaforik bir anlatımı uygun görmüştür. Hatta Sonundaki o iki mahkeme cellatı bile Joseph K yı aralarına alır fakat Joseph K. nereye yürürse o iki Cellat da aynı yöne doğru yürür. Böyle olması örtülü bir özgürlük ifadesidir.
Toplum özgür olduğunu düşünürken aslında hep bir yargılanma süreci içerisindedir. Kilise ziyareti K' nın tek başına bir toplumu temsil ettiğinin bir aciklamasidir. Kilise papazı ayin için kürsüye çıktığında Josep K tek başına otururken bu sorgulamayı yapar. Dolayısıyla K toplum adına sistem karşısında bir kurban rolündedir. Konu ilgi çekici olsada metaforik anlatım tarzı beni kitabın içine çekmedi. Elbette yazar okuru bir merakın peşinden gitmesini sağlayabiliyor bu yönden sürükleyici bir hikaye diyebiliriz.