Puan vermedi·160 syf.····Okunma: 05 Ocak 2022 00:00 Çoktandır merak ettiğim bu eseri sonunda okuma fırsatı buldum. Çok fazla Arapça kelime bulunduran bu eser, kelimelere aşina olmayanları okurken yorabilir. Fakat benim gibi az çok bilginiz varsa ya da cümleden anlam çıkarma konusunda iyiyseniz akıcı bir şekilde okuyacağınızı düşünüyorum çünkü kitap oldukça sade yazılmış ve hızlı ilerliyor.
Ben kitaba bir babanın evlatlarını teker teker kaybetmesi, bir ağacın yapraklarını bir bir dökmesi yönünden değil de dünyadaki en edepli, en ahlaklı insanın bile şartlar el verdiğinde kendi içinde edepsizlik olarak nitelendirdiği olaylara göz yumabileceği hatta onların bir parçası olabileceği yönünden bakmayı tercih ettim. Hikayenin bu kısmı benim gözümde daha ağır bastı. Ve daha etkileyici bir gerçekliği olduğunu düşünüyorum.
Belli bir coğrafyada doğarız ve coğrafya bizim kaderimizdir, ailemiz öyledir. Belli standartlarda yetişiriz. Ailemizin doğrularıyla büyür ve o çevrenin zıttı bir çevrenin içinde girmediğimiz sürece o doğrular bizim için şaşmaz gerçekler olur. Peki ya bizim doğrularımızı hiç edecek ortamlarda bulunursak? Burada aslında tek bir seçenek var; o da karakter. Biz karakterimiz neyse oyuzdur aslında ve karakterimizi baskılayan da çoğunlukla ailedir. İşte "Yaprak Dökümü" bence tam olarak bunu anlatıyor.
Ali Rıza Bey'in kendi doğrularıyla büyüttüğü çocukları, gün geliyor kendi karakterlerini buluyor. Kimine göre yanlış, kimine göre doğru herkes kendi bataklığında filizleniyor.
Kitaptaki en ironik olaysa şaşmaz Ali Rıza Bey bile şaşıyor. Burada da devreye para giriyor. Yani para denen illet büyüktür ahlak.
Merak eden herkesin okumasını tavsiye ederim. Toplumun şaşmaz gerçeklerinin nasıl şaşabileceğini ortaya koyan, okunması gereken bir eser olduğunu düşünüyorum.