Kinyas ve Kayra
8/10
·531 syf.··
Beğendi
·
2022 5. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2022 00:03
Kinyas ve Kayra başlangıçta derinliğini hissedemediğiniz bir eser. Karakterlerin duyguları var ancak bunların gerekçeleri okuyucuya yeteri kadar inandırıcı gelmiyor. Bu iki insanın içinde bulunduğu nihilizme ve yıkıma ne sebep oldu oldukça yüzeysel ele alınmış. Karakterler oradan oraya sürükleniyor. Sadece kendilerine verilen hayatı ve bedeni tüketmek için yaşıyorlar. Yaşamın intihara göre daha zor olduğu tezini bu bölümlerde ortaya koyan Hakan Günday şöyle diyor: “Üstadın ölümü doğduğunda başlamış ve dünyada görülmüş en uzun süren intihar olarak tarihe geçmiştir. Bugüne kadar yaşamış insanların arasında ölümü en acılı olanıdır. Çünkü yaşayarak ölmüştür. Yaşayarak intihar etmiştir… Bazıları silahla, bazıları siyanürle, bazıları çatılarından atlayarak. Bazıları da yaşayarak! Ki sonuncusu en acı veren ve en yavaşıdır. İnsanın canı o kadar yanar ki birkaç yıl sonra hiçbir şey hissetmemeye başlar.” Kinyas ve Kayra da kendini hızlandırılmış bir yaşamın içerisine sokup ölüme doğru hızla yol alıyor. Hayata tutunamamış bu iki genç pek çok değer yargısını sorguluyor. Düşmüş insanların hayatlarını yakından gözlemleyip kendileri de aynı hayatı yaşayıp ayakta kalmaya çalışıyorlar. Tüm kötülüğü yapıp bitirdiklerinde iyileşeceklerine olan inançları alttan alta hissediliyor. İçi irin dolu bir çıbanın önce sıkılmasının gerekliliği gibi içimizdeki kötülük çıkarılmadan ruhumuz temizlenemeyecektir. Eserdeki sorgulamalar çok genç yaşta yazmış olmasına rağmen Hakan Günday'ın sanatçı ışığını ortaya koyuyor. "Öğrenen insan her şeyi ezberler: şarkı sözlerini, kitap isimlerini, büyük düşünürlerin doğum ve ölüm tarihlerini ezberler. Mantığını çözmeye çalışansa hayatın işleyişini kavramaya uğraşır, isimlerin tarihlerin bir önemi kalmaz; birkaç temel bilgi yeter. Sanatın, hayatın mantığını çözmek için. İkinci gruptakiler hatırlamazlar sadece nedenleri bilirler ama hatırlamazlar aktörleri. Ben de hatırlamıyorum filmleri, sanatı, davranış bilimindeki teorisyenleri, din kitaplarındaki kahramanları… Bazen beyaz bir ekran hayal ediyorum gözlerimi açtığım zaman gördüğüm. Lekesiz bir beyazlık… Hayat diyorum, işte bu. Bembeyaz hiçbir şey yok üstünde, altında… zihnim bembeyaz bildiğim her şeyi unutmuşum tereddüt ettirecek bir birlik kırıntısı bile yok kafamda. Sadece iç organlarım var derimin altında tek bir düşünce yok." Afrika bu kötülüğü yaşayabilecekleri zemini onlara rahatlıkla veriyor. Birbirlerinden başka kimse ile iletişim kurmayan Kinyas ve Kayra zihinsel ölümlerini sağlamak için yaşadıkları her şeyi yazıyor. Bu bölümden itibaren de aralarında ayrılık başlıyor. Okuyacaklar için fazla detay vermeden şunu belirtmek isterim ki: karakterlerin sona gidişlerinde de yazarın gençliğinin etkileri görülüyor. Ben Kinyas'a ait sonun daha inandırıcı olduğunu düşünüyorum. Kayra nispeten okurun mutlu son ihtiyacını karşılayacaktır ancak beklenen son Kinyas'a ait olandır. Bir çırpıda okunabilecek yeraltı edebiyatı unsurları barındıran ancak bir Körlük romanı gibi insanın tüylerini diken diken etmeyen anlatımı başarılı. Bazı bölümlerde detayların abartılı olduğunu düşünsem de okunması gereken bir eser.
Edebiyat
Kinyas ve KayraHakan Günday · Doğan Kitap · 202535,4bin okunma
·
284 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.