"Ey özlenen zamanla şimdiki zaman arasında çırpınan yeryüzü…senin mutsuzluğundan başka bizi bu cehennemden çıkaracak bir bilgi var mı, gözyaşlarıyla sulanmış o derin yalnızlarında…"
Üstâdın eseri, alayım da okuyayım diyip okunacak bir kitap değil. Zihni boşaltmak ve sakinletmek istiyor. Öyle derin, öyle dolu dolu bir yapıt Kuş Uçar Kanat Ağlar..
Öncelikle türü nedir diye sorsalar Behçet Necatigil’in de dediği gibi, " Şimdilik böyle bir tür yok ama ileride belki hikaye-şiir diye bir tür olur diye umuyorum." cevabını rahatlıkla verebilirim.
Şiirleri o kadar samimi ve içten ki okurken içiniz pır pır oluveriyor adeta..
Şairimiz; çok bilen cahilleri, sosyal hayatı, yeni nesili ve birçok konuda düşüncelerini de bizlerle paylaşmış. Çok da iyi yapmış..
Sayfalarda gezinirken kendinizden bir şey bulmamak neredeyse imkansız. O kadar güzel duyguları aktarmış ki hissetmemek olanaksız diyebilirim. Hissettirmek istediklerini düz değil de renklendirerek, tatlandırarak, aromalı bir şekilde aktarmış bizlere…
Eğer siz de hissetmeyi özlediyseniz okumanızı, hayatınızdan bir Şükrü Erbaş’ı geçirmenizi tavsiye ederim..
"Kan pıhtısı bir arzuyla güzelliğe bakmak nasıl bir yaşama cezasıdır?"
"Biz hepimiz yalnızlıktan yapılmış birer baş dönmesiyiz.."
.