8/10
·152 syf.··
2022 5. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2022 12:23
Gamze Arslan'ı ilk okuma deneyimimdi. Bu kitapla ilgili birkaç yorum okumuştum, sert bir kitap olduğuna dair. Evet, biraz sertti; tokat sertliğinde... Yani bizi kendimize getirecek ölçüde... Kitabın ismi dikkatimi çekmişti ilk olarak: Kanayak. Biliyordum bu sözcüğü. Bir tanıdığımdan duymuştum ilk kez. "Bir kanayaklı, n'apsın" demişti akrabasından bahsederken. Konuşmanın seyrinden kadından bahsettiğini anlamıştım. Kitabı görünce biraz araştırayım dedim. Kanayak=Kadın demekmiş. Kanayaklı ise acınacak durumda olan, zavallı, çaresiz kimseye denirmiş. Şimdi, bir kelime düşünün ki kadını ve çaresizliği bir tutsun... Varın siz düşünün kadının bu topraklarda ne ifade ettiğini. Kitabın muhteviyatı hakkında da fikir sahibi ediyor insanı aslında. Kitaba dönecek olursam kitapta genel olarak "kadın" üzerine öyküler yer almakta. (Bir-iki öykü ise belki kadın üzerine değil ama konusu ve anlatım tarzı ilgi çekiciydi nazarımda.) Toplumdaki yeri, gördüğü fiziksel/psikolojik/cinsel şiddet, iç dünyası, dayatılan hayat... Bu yüzden öykülerin hepsi birbirinden hem farklı hem de birbiriyle aynı. Kitap boyunca ruh halim gerginlik ile üzüntü arasında gidip geldi. Metaforlar da biraz yorucu olabiliyor. Öykülerin birçoğunda şiirsel bir dil hakim. Ancak burda en sevdiğim şeylerden biri şu oldu: Uzuvlara, yapılara insani özellik katıp hikayeyi ondan okumak. İşte, öyküleri birbirinden farklı kılan bir nokta da buydu. Genel olarak beğendiğim bir kitap oldu. Keskin mi? Evet. Daha mı yumuşak olmalı? Hayır. Gerçekler acıdır! Klişe ama bu da gerçek!
Edebiyat
KanayakGamze Arslan · Can Yayınları · 2019778 okunma
·
93 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.