Kendime hazırladığım terimler sözlüğü için bu kısa Faşizm okuması, ben de daha kapsamlı bir okuma yapma isteği yarattı. Önüme 3 inceleme ve bir roman daha koydum. Notlarımı aldım. Bu küçük ama zihin açıcı kitapla bilgileri tazelemiş oldum. Daha ayrıntılı bir inceleme yaparak YouTube'da Faşizm üzerine ayrıntılı bir video hazırlayacağım. Bu okuma sonrası yapacağım diğer okumalar ise şunlar olacak:
1. Mark Kurlansky - Dünyayı Sarsan Yıl 1968
2. Wilhelm Reich - Faşizmin Kitle Psikolojisi
3. Ian Kershaw - Çöküş 1944-45
4. Norman Ohler - Harro ile Libertas
Faşizm terimi ilk defa 1919 yılında Benito Mussolini tarafından kullanıldı. Özellikle kitapta İtalyan ve Alman faşizmi detaylı olarak inceleniyor.
《》
İtalya faşizmi aslen ırkçılığa dayanmıyordu. Mussolini'nin metreslerinden biri zaten Yahudiydi. Faşist partinin önde gelenleri içinde Yahudiler de vardı. İtalya'da önemli olan ulusun birliğiydi. Fakat 1938 yılında Almanya'dak ırksal yasalar kabul edilmişti. Sebebi ise İtalya'nın Alman ekononimisine ve askeri gücüne muhtaç olmasıydı. Mussolini tüm tartışmalarda son söze sahip olmak istiyordu. Fakat her konu hakkında yetkin olması mümkün değildi. Bu yüzden aldığı kararlar gelişigüzel ve hazırlıksızdı. Fakat gücünü kullandığında çok etkiliydi. Parti içindeki en popüler kişiydi. Kurmuş olduğu rejimi değiştirdiği seçim yasaları ile güçlendirdi. Ekonomik olarak büyümek isteyen rejim daha fazla düzenleme yaptı ve özel yaşama müdahalesi arttı.
《》
Almanya'da Faşizmin ayak sesleri yavaş yavaş yükseldi. I. Dünya Savaşı sonrası Yeni Weimar Cumhuriyeti sendikalara önemli tavizler verdi, kadınlara oy hakkı tanıdı, sosyalistler güçlendi ve meclise girdi. Fakat 1929 ekonomik buhranı Alman halkını derinden etkiledi. Halk inanılmaz yoksullaştı, altı milyon işsiz oluştu. Tüm bunlar yaşanırken kısır koalisyonlardan dolayı Alman halkı mevcut rejime olan inancını kaybetti. Naziler günün sonunda muhafazakarların desteği ve alternatif yoksunluğundan dolayı iktidara geldi. Reichstag 27 Şubat 1933 yılında yakılınca basın özgürlüğü askıya alındı. 23 Mart 1933'te ise Olağanüstü Yetki Yasası onaylanınca Nazi diktatörlüğünün temelleri atılmış oldu. İlk icraatleri Yahudileri devlet görevlerinden uzaklaştırmak oldu. Ordu Hitler'e sadakat yemini etti, büyük generaller görevden alındı. Okul müfredatları değiştirildi. Bağımsız dernekler feshedildi. İş dünyasının gücü kırılarak iktidar üzerindeki etkisi azaltıldı.
《》
Doğu Avrupa'da Faşizm ne durumdaydı? Sol hareketin tehdidi çok olmadığı için faşist hareketler iktidara gelemedi. Muhafazakarların desteğini de alamadı. Latin Amerika'da ise toplumu kitlesel olarak harekete geçirmek kolay değildi. Bundan dolayı Faşizm yeterince gelişemedi. Ayrıca Latin Amerika'da hükümet ordunun desteğiyle muhalefeti kolayca bastırabiliyordu.
《》
Fransa'nın faşizm kökenleri Almanya ve İtalya'dan daha eskiydi. Cumhuriyetçilere karşı radikalleşen kralcılar vardı. Laikliğe direnen ve işçi hareketininin liderliğini almak isteyen Katolik popülistler vardı. Ve Almanya'dan öç almak isteyen milliyetçiler vardı. Yahudi karşıtlığı da toplum içinde kökleşmişti. Dreyfus olayından hatırlıyoruz. Fakat İtalya ve Almanya'daki gibi faşist hareket neden etkili olamadı? Çünkü direnen bir halk ve sol örgütler vardı.
《》
Sonuç olarak bu kısa kitap Faşizm okumaları için güzel bir başlangıç ve ufuk açıcıdır. Başka kitaplara yönlendiriyor olması da ayrıca önemli.