Kitabı okurken bir insan değil bir atın ağzından okuyoruz ve kitap da onun hayatını anlatıyor diyebilirim. Bir atın hayatını anlatan kitap nasıl güzel olur demeyin çünkü bizim dilsiz sandığımız hayvanların da duyguları olduğunu, acı çekebildiklerini gösteriyor bu kitap. Yazarımız hayvanlara şiddet uygulanmaması gerektiğini o kadar naif bir dille anlatıyor ki kitabı okurken yüreğim parçalandı benim.
Şunu eklemeden geçemeyeceğim eğer ben bu eseri lise zamanımda okusaydım kesinlikle ve kesinlikle seyis olurdum. Hayvanları çok seviyorum, doğadaki her canlıyı çok seviyorum ama bu eserden sonra atların yeri kalbimde hep ayrı olacak dışarıda ya da bir çiftlikte bir at gördüğümde onun için üzüleceğim, neler yaşadığına dair aklımdan binlerce senaryo geçeceğine eminim.