10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2022 4. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2022 18:02
Kitap 17. yüzyılda Osmanlı korsanları tarafından esir alınarak İstanbul'a getirilen Venedikli bir kölenin Hoca'ya satılması sonrası ikilinin zamanla birbirlerine ne kadar benzediğini konu alıyor. Kurgusu ve anlatımı itibariyle oldukça zengin ve zekice bir olay örgüsüne sahip. Bahsedilen zamanda Avrupa'da bilim Osmanlı'nın çok ilerisinde değildir. Kitapta sürekli atfedilen "İnsanlar aptaldır, bilime hakettiği önemi vermezler. Bilimden çok hurafeler ilgilerini çeker ve inanırlar." inancının ne yazık ki her dönem geçerliliğini koruduğunu görüyoruz. Sanıyorum son baskılarda eklenmiş olan Orhan Pamuk'un sonsöz yazısı okuyucuya kitap üzerine geniş perspektifte bir bakış kazandırıyor. Kurgunun içine gizlenen Dostoyevski'den Evliya Çelebi'ye, Leonardo da Vinci'den ünlü Osmanlı astronomu Takiyüddin'e kadar küçük göndermelerin yer alması okurken çok keyif veriyor. Bu kısımlara zaten Orhan Pamuk sonsöz kısmında detaylıca değinmiş Yazarın yine dikkat çekmek istediği, insanoğlunun kültürleri birbirlerinden ayırmak için yapılmış ve yapılabilecek olası sınıflandırmalardan biri olan Doğu-Batı ayrımının gerçekliğe kadar uygun düştüğü ile ilgili fikirlerini köle-efendi diyaloglarında detaylıca okuyoruz. Keyifli okumalar dilerim.
Edebiyat
Beyaz KaleOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202311,3bin okunma
·
720 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.