Tanpınar’ın gazete ve dergilerde kalan yazılarının derlenmesinden oluşan kitabın içeriği için Erol Gökşen’in önsözü gerçekten aydınlatıcı. Ayrıca kitabın ismini seçeni kutlarım.
***
“Estetik ve Plastik Sanatlar” bölümünü okurken Sait Faik’in Tüneldeki Çocuk kitabında “d grubu sergisi” isimli öyküsünden bir parça geldi aklıma: Şu Ahmet Hamdi Tanpınar konuşmasını, şiir yazmasını kıvırıyor da resme bakmasını beceremiyor.” Tabi oradaki konu farklıydı Tanpınar öykünün figüranıydı sadece ama olsun, merak edene referans olsun.
Görüşler: Kadın-Sanatkâr bölümünde genç ve kumral bir kadının yaratıcı muhayyileyi uyandırışından bahseder. Öyle güzel bahseder ki yaratıcı muhayyileniz uyanır.
İş ve Program isimli yazısında istihsalin toplumsal (işe yaramamak) sonucunu nefis biçimde ifade eder: “Din gider, taassup kalır; ahlak gider, riya kalır; başkacılık gider, nefis düşkünlüğü kalır; neşe gider, hüzün kalır.”
İnsana dair bölümü edebiyat lezzeti arayanlar ve bir süredir bulamayanlar için çölde vaha gibidir. Özellikle de “Sonbahar Türküsü”
***
“Siyaset ve siyaset adamları (demokrat parti) hakkında yazdıklarını bugün çıkıp yazsak soluğu nerde alırız kim bilir! Öte yandan dönemin belki de her dönemin siyaset gündeminin ne kadar da aynı olduğunu görmek açısından da Tanpınar’ın eleştirilerini önemli buluyorum.
“Bütün bu karışık ve sefil ruh hâli ve bilhassa çalma ve hükmetme hırsları Demokrat idareyi dünyanın en zalim, kör ve sağır cihazı hâline getirdi. Son devirleri ise gerçekten kıstırılmış bir yaban domuz sürüsünün savletleriyle geçti. Öyle ki ordu imdadımıza yetişmeseydi, Türk milletinin beli bir daha doğrulmazdı. En Büyük Cinayetleri, Harbiye'yi İmha...”
“…Hükûmet ekip işidir. Sakit idare korkunun ve suçun birbirine kenetlediği bir intifa çetesiydi. Çete kanunlarıyla yaşadılar ve hüküm sürdüler. Çalmak, servet yığmak onlara yetmezdi. Fakirin alkışı, duası ve gözyaşı da lazımdı. Cemiyetin ve rejimin hakiki mesnedi olan bütün bir orta sınıfı ezdiler, âdeta ortadan kaldırdılar.”
“Kaçmak üzere iken ve suçüstü... Ağzı köpüklü Adnan Menderes, kin çıkını ve Anayasa hırsızı Celâl Bayar, hepsi öldürmeye, yakıp yıkmaya ve servet ve sâmânlarıyla kaçmaya her an hazır yaşıyorlarmış. Hayır, biz ordumuza sadece tam yerinde ve zamanında bir kurtarmayı değil, bütün bu unutulmayacak manzaraları da medyunuz. İşi o kadar güzel idare ettiler ki en cahilimizin bile mahiyetleri hakkında şüphesi kalmadı.”
***
Bunların dışında edebiyata, edebiyatçılara, bazı hususi ve genel konulara ilişkin Tanpınarın fikirlerini o nefis kaleminden okumak için çok güzel bir kitap. Hasılı kelam; “Hep aynı boşluk… “
Ahmet Hamdi Tanpınar