Akıl karıştıran ama güzel bir konuya ev sahipliği yapan bu kitap sizi okurken yorsa bile "acaba nasıl bitecek" durumuna sokuyor. Eşinin kaybettikten sonra bir adamın çocukken gittiği sahil kasabasına gidip anılarını yaşayarak acıyı dindirme sürecini okuyoruz. Ana karakterimiz Max'in geçmişiyle kendi içinde hesaplaşmasını en az iyi anılarını hatırlaması kadar gerçekçi bir üslupta okumamız bize yazarın iyi bir kaleme sahip olduğunun ayrıca göstergesidir.
Hepimizin acıyla savaşma yöntemi başka der gibi yazarda bir karakter üstünden bol betimlemeli bir dilde geçmiş ve şu anı yaşatarak zaman kavramını kitapta ön planda tutmuş. Okursanız eğer kesinlikle sakin bir kafayla kitabı elinize almanızı tavsiye ediyorum. Ayrıca 2005 Man Booker ödülüne layık görülmüş.