Bu kitapla aramda oluşan bağı burada kelimeler ile ifade edebilmem mümkün değil. KPSS sebebiyle uzun süre ara verdiğim kitap okuma aktiviteme şuan tam olarak içinde bulunduğum vaziyeti anlatan bir kitapla geri dönmüş olmak objektif bakış açısıyla bu değerlendirmeyi yapmama imkan tanımayacak. Bir sonraki okuyuşuma daha objektif bir yorum yapacağıma eminim. Çünkü tekrar tekrar her satırını tekrardan okumak isteyeceğim bir eser oldu kendisi. Yine de devam ediyorum;
Sabahattin Ali bu eseri ile tam olarak insanın iç dünyasıyla olan çekişmelerini muhteşem tasvirlerle tüm detaylara değinerek bize aktarıyor. Günlük hayatta duygularımızla hareket ederken yaptığımız istemsizce davranışların özünü irdeliyor adeta. Bize çok güzel görünenin aslında bizim için pekte iyi sonuçlanamayacağını açık bir şekilde gözler önüne seriyor. Sadece sevgiyle bir ilişkinin yürüyemeyeceğinin ispatı niteliğinde. Keşke bu eseri daha önce okusaydım dedim kitabın sayfalarını hızlı hızlı çevirirken. Bazı şeylerin farkına daha erken varabilirdim böylece. Ama yine de benim için geç kalınmış bir kitap olmadı kendisi. Umarım bu incelemeyi okuyan kişi de bu eseri alıp okumaya karar verirse kendinden bir şeyler bulur ve benimle aynı duyguları paylaşabilir. Eserin içeriği hakkında spoiler vermemeye çalıştım. Umarım yardımcı olmuşumdur. Herkese iyi okumalar dostlar.
Son olarak beni etkileyen bir kaç alıntı;
''Sana kızgın değilim... Sana kızmayacak kadar seni iyi tanıyorum... Sonra seni seviyorum... Neden sevdiğimi bilmeden seviyorum... Bu sevgiyi her gittiğim yere beraber götüreceğim... Allahaısmarladık... Güzel dudaklarını öperim... Sen de bana kızma... Başka türlü yapamazdım... Allahaısmarladık...''
''Ben ondan ayrılmaya daha evvel karar vermiş bulunuyordum... Her şeye rağmen!''
''Kim bilir... Belki uzak bir günde, büsbütün başka insanlar olarak tekrar karşılaşırız ve belki gülüşerek birbirimize ellerimizi uzatırız...''
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali