·196 syf.··Beğendi
···Okunma: 19 Kasım 2024 00:00 Bir ada düşünün ki içinde 40 ailenin huzurla, mutlulukla, dünyadan bir haber kendi hallerinde yaşıyorlar... Başkanın adaya gelmesiyle Adaya nizam, Demokrasi getireceğim sözleri ile hayatları bir anda değişmeye başlıyor ve olaylar serüveni devam ediyor. Martılarla olan mücadele, tilkiler yılanlar derken güzelim adanın aslında demokrasi ve nizam adı atında nasıl mahvolduğunu görüyoruz. Romanda adı bir kaç yerde geçen Bakkalın oğlunun bir kitap yazılırken bir kişi nasıl kahramanlaştırılıyor onu görüyoruz. Kitabı okurken bir yandan başkana kızarken bir yandan da hiçbir müdahale etmeyen halka kızdım... Ve sonunda ellerinden herşeyi giden halk için olacağı budur demek zorunda kaldım. Farklı anlatım tazı ile güzel ve mesajlar içeren romanda Yaşar KEMAL'in sözleri ile son vermek istiyorum...
Bu romanda insanların hepsi de canlı ve yaşıyorlar. Bir de tilkiler var. Bir de orman var, ormanın çamları, tilkilerin vatanı, bir de martılar. Hiç bilmediğimiz martılar... İnsanlardan bile daha güçlü anlatılmış. Zülfüce yaratılmış martılar, başka bir romanda, başka bir yerde olamazdı. Bakkalın bir sakat çocuğu var. Sakat mı değil mi romanın sonuna kadar bilmiyoruz. Bu çocuk bu romanda olmasaydı, roman bu kadar büyük olamazdı. Bir de bu romanın trajik yanı var, başka bir romanda olsaydı romanı da alır götürür şuraya atardı. Zülfü bu romanda inanılmaz ölçüler, olanaklar yaratmış. Her şey birbirine uyuyor. Edebiyatta görkemli bir söz vardır, büyük kapıdan girmek. Bu, büyük bir eserin yazarı demek.