Kitaba kendimi öyle kaptırdım ki kalbim kırıldı resmen. Birbirinden acıklı 13 kısa öyküden oluşan kitap, benim gibi okuduğunu yaşayan insanlar için üzücü deneyimler bütünü olabilir. Her bir öykünün sonunda kendime zaman verdim ve düşündüm "Acaba böyle mi olmalıydı?" diye.
Yazıldığı dönemin şartları ve dili, hikayelerin geçerliliğini anlatmakta yeterli. Sabahattin Ali'nin kalemi, tarzı ve kalitesi her zamanki gibi belirgin ve çok hoş. (Eğer yazarın hayatıyla ilgili bilginiz varsa kitap biraz daha anlam kazanıyor.) Kırsalı, natürel yaşamı ve alıkonulan özgürlük hissini iliklerinize kadar hissedeceğiniz, eğer eski Türkçe'ye hakimseniz okumakta/anlamakta zorluk çekmeyeceğiniz çok güzel bir eser.
Sabahattin Ali öykülerinde kendi dönemi içinde zamansız olanı buluyor, yerel olandan evrensele ulaşıyor. Habercilikle masalcılığı, anıyla efsaneyi, bir gözlemcinin tarafsızlığıyla kıssadan hisseler anlatan bir çınar altı meddahının dilini birbirine harmanlıyor. Sabahattin AliKağnı