·768 syf.····Okunma: 13 Mart 2022 10:38 Çok uzun bir zaman sonra bir Dostoyevski eseri daha okudum. Özlemişim gerçekten.
Kitaba gelirsek, Suç ve Ceza, Budala ve Ecinniler'den sonra yazılmasına rağmen bence bunların gölgesinde kalmış. Ne var ki, Dostoyevski'nin tüm felsefesi, yaşamı ve eserlerinden de izler taşıyor. Öteki adlı kitabında bulunan kişilik bölünmesi, Suç ve Ceza'da olduğu gibi burada da bulunuyor ama çok daha belirgin bir şekilde. Dostoyevski aklımda hep iyi bir yazar izlenimi bırakmıştır ama bu kitabını okurken de anımsadım; hep dedikodu, kim ne yapmış, kimle neredeymiş gibi uzun uzun açıklamalar olayı takip etmekte zorluyor okuyucuyu ve şahsen bana hep itici gelir bu kısımlar. Ama bilgiye hiçbir zaman kolay ulaşılmadığı gibi, sabretmesini de bilmek gerekli. O satır aralarında söylediği vurucu cümleler Dostoyevski'yi olduğu kişi yapıyor. Biraz düşününce hayatın kendisi de böyle değil mi zaten? Bir sürü gereksiz ayrıntı, boş yere çaba... hepsi ne için, bir anlık bir mutluluk ve sonrasında ne olduğunu merak etme dürtüsü. Fazlası değil. Dostoyevski hayatın kendisini anlatıyor. Düşüncelerini daha iyi anlayabilmek için felsefeye giriştim ve şimdi de roman okuyamaz oldum :D Bir tek şaheseri Karamazov Kardeşler kaldı okumadığım. Sona geldim. Okumamış olmama rağmen kafamda öyle iyi canlandırabiliyorum ki. Delikanlı, o büyük eserin habercisi gibi...
İyi okumalar.