Türkiye Yazma Eserler Kurumu kısa bir süre önce; Dini ilimler, araştırma, inceleme, felsefe, bilim, edebiyat, sanat gibi pek çok alanda bir hazine niteliğindeki arşivi e -kitap olarak paylaşıma sundu; İlgilenen arkadaşlar için linkini iliştireyim. :)
ekitap.yek.gov.tr
...
Türkiye'de ve dünyada İbn Arabi'nin eserlerinin sayısız şerhi yapılmış, üzerine seminerler düzenlenmiş, tezler yazılmıştır. Ama ilk kez İbn Arabi'nin şerh ettiği bir eserle karşılaşmış olmak ayrı değerliydi :)
Eser bittiğinde bende kalan en kıymetli izlenimlerden birisi ise şuydu; değerlendirme dediğimiz şey; eksiğiyle, fazlasıyla, bir dirhem kişisel bir ekte bulunmadan, bir an gafu gaflete düşmeden yapılmalıdır. Çünkü bu durumda çift yönlü bir sorumluluk söz konusudur.Hem yazarın, hem okurun hakkı vardır üzerinizde... Kılı kırk yarmak gerekebilir. Bir kelamı, o kelamın derinliğine vakıp olmuş bir alimin okumasıyla okumak, insanı kendine getiriyor, daha söze varmadan, sadelik ve doğruluk adına çok şey öğreniyorsunuz. İbn Arabi eseri, metnin kapalı kısımlarını açıklığa kavuşturarak, izahtan ve yorumun önüne geçebilecek ilmi açıklamalardan mümkün mertebe uzak durmaya çalışarak, okuyucunun anlayabileceği kısımlara değinmeden şerhetmiş.
Endülüs Sufilerinden İbn Kasî’nin günümüze ulaşan tek eseri; Hal’u’n-na’leyn’dir. 525/1130 yılları arasında telif edilmiş. İbn Kasi ile ilgili eserde çok kapsamlı bir biyografi yer alıyor.
Eserin orijinal adı: Hal’u’n-na’leyn ve iktibâsü’n-nûr min mevzi’i’l-ka-demeyn. Eserin ismine dair açıklama Mukaddime kısmında şöyle geçmekte;
"Ondan murat, dünya nalınlarını çıkarma ve şehvet ve hevâ elbiselerinden tecerrüt etme ve hakîkî fakîrin kendisini Mevlâsının nefhalarına arzetmesidir." (İbn Kasi)
Kur'an -ı Kerim'de geçen Musa (as)'ın kıssasında Hz. Mûsâ’ya nalınlarını çıkarması ve Allah'ın vahyine kulak vermesi, maddi, manevi, dünyevi her şeyi nalınlarıyla birlikte çıkarması, hidâyet nûrunu alması emredilmiştir. Taha suresinde geçen ayeti kerimeler şöyledir;
"Hani o çölde, gece yol alırken, bir ateş gördü uzaktan. 'Durun!' dedi, ailesine: 'Bir ateş ilişti gözüme. Oraya doğru gideyim, belki oradan bir kor alıp size getiririm. Belki orada yolu bilen birini bulurum.' Ateşin yanına varınca birden: 'Mûsâ!' diye nida edildi. 'Haberin olsun: Senin Rabbin Benim!' denildi. 'Çıkar pabuçlarını hemen! Çünkü kutsal vâdidesin (yani:)Tûvâ’dasın sen! Peygamberliğe seçtim seni, öyleyse iyi dinle sana vahyedileni!"
İbn Kasi, mukaddime başlığı altında, eserin ismini bu kıssa ile irtibatlandırmış ve velilere verilen ilmin mahiyetini de bu vesile ile izah etmiş.
Eser; Melekûtiyyât , Firdevsiyyât, Muhammediyyât ve Rahmâniyyât başlıklarını taşıyan dört ana kısma ayrılmışsa da, konuların usulunce birbirinden ayrılamadığı ve bir düzene riayet edilmediği konusunda İbni Arabi de, diğer şarihlerle aynı görüştedir.
Kısaca bahsi geçen konuları şu şekilde özetleyecek olursak;
Melekutiyat kısmında;
Varlık mertebeleri, arz, semâ, perde, arş ve felek kavramları, “Allah arşı dört şey üzere yarattı” hadîsinin izahı, kademiyet ile âdemiyet arasındaki benzerlikler ve farklılıklar, Hz.Âdem’in hayâtı, rûhun bedenden ayrılışı, iblîs’in Âdem’e secde etmeyişi, “Her nefis ölümü tadıcıdır” Ayetinin yorumu, mânevî mertebelere göre ölüm anı, Miraç gecesi ve Resulullah Efendimizin Allah'ı ve Cebrail'i görmesi, Kalem sûresinin ilk âyeti ve 'Nun' ile ilgili tasavvufi yorumlar yer alıyor.
Firdevsiyyat kısmında;
Cennet ve cehennem. Cennetin sekiz kapısı ve yüz derecesi, haset, isimler ve sirayetleri bulunuyor.
Muhammediyat kısmında;
Hz.Muhammed’in kainatın yaratılışında asıl oluşu, Âdemiyet ve Muhammediyet, zahiren ve batınen yaratılanlar, dakâik, rakâik ve hakâik ıstılâhlarının birbirleriyle ilişkileri ve izahı, rûhâniyet ve nefsâniyet'in yaratılmasıyla ilgili meseleler, Resulullah Efendimiz'in Nuru ve fazîletleri, peygamberlerin üstünlükleri, zamân ve mekân bahsi geçiyor.
Rahmaniyyat kısmında;
Rahmân ve Rahim isimlerinin tecellîleri, ibâdetlerin tasavvufî açıdan değerlendirilmesi, namaz, zekat, fıtır sadakası, oruç ile ilgili mevzular, kadir gecesi ve tecellileri yer alıyor.
İbn Arabi'nin eser hakkındaki görüşüne değinecek olursak yer yer benimsemiş ama büyük oranda eleştirmiştir. Eleştrilerinin odağında ise meselelerin hakikatini tam olarak ortaya koyamayışı, anlatımda başvurduğu mecaz ve şiirsel öğelerin asıl anlatılmak isteneni gölgeleyişi yatmaktadır...
İbn Kasî'nin, şeyhi Ha-lefullah el-Endelüsî ’nin keşiflerini edebî kisveye büründüren, bunu yaparken de pek çok konuyu sahih olmaktan uzaklaştıran bir yol izlediğini düşünmektedir.
Vaktiniz için teşekkür ederim :)
Başlık için:
#158799439
Kitabı bir whatsapp grubunda çok uygun bir fiyata görünce sadece ismi ve kapak resmi hoşuma gittiğinden almıştım. Sonra burda senin incelemeni okuyup iyi ki almışım dedim. Uzun zamandır bakıp bakıp okuyamıyorum elim gitmiyor dün yine açıp şöyle bir baktım "yok ben bunu idrak edemem" diyip yerine koydum. Okumak istediğim ama henüz vaktinin gelmediği kitap:)