Gönderi

Sen makine başındaki, sen atölyedeki! Sana yarın su boruları ve tencere üretmeyi bırakıp çelik miğferler ve makineli tüfekler üretmeni emrederlerse, yapacağın tek şey var: HAYIR demek! Sen laboratuvardaki araştırmacı. Sana yarın eski yaşama karşı yeni bir ölüm icat etmeni emrederlerse yapacağın tek şey var: HAYIR demek! Sen mihraptaki rahip! Sana yarın cinayetleri takdis etmeni ve savaşı kutsamanı emrederlerse, yapacağın tek şey var: HAYIR demek! Sen Normandiya’daki, sen Ukrayna’daki, sen Frisko’daki, sen Londra’daki, sen Hoangho’daki ve sen Mississippi’deki, sen Napoli’deki, sen Hamburg’daki, sen Kahire’deki, sen Oslo’daki anne, siz yeryüzünün dört bir yanındaki, siz bütün dünyadaki anneler, sizlere yarın askerî hastanelerde hemşirelik yapacak kızlar ve yeni savaşlar için askerler doğurmanızı emrederlerse, yapacağınız tek şey var: HAYIR demek!
Sayfa 323·Kitabı okudu
Edebiyat
··
1.193 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Agil
Gönderi Sahibi
“Hayır demezseniz sizler, hayır demezseniz siz anneler... ... o zaman insan kendi kendisini yok edecek ve yeryüzünün çehresini çöle çevirecektir. ... o zaman hayatta son kalan insan delik deşik bağırsaklar ve mahvolmuş akciğerlerle zehir saçan kızıl bir güneş ve titrek yıldızlar altında serseri serseri dolaşacaktır; başı sonu görülmeyen toplu mezarlar ve beton yığını devcileyin ıssız kentlerin soğuk putları arasında, hayatta kalmış son insan, bir deri bir kemik, deli divane, küfürler savuracak, sızlanıp yakınacak ve onun korkunç sızlanışı, NİÇİN bozkırda işitilmeyecek, yıkıntılar içinden esip gidecek, kiliselerin molozları içinde kaybolacak, o yüksek sığmaklara çarpacak, göllenmiş kanlar içine düşecek, duyulmadan, bir cevap bulamadan, hayatta kalmış son insan hayvanın bu en son hayvansı çığlığı... bütün bunlar gerçekleşecek, yarın, yarın, belki daha bu gece, belki bu gece, eğer -eğer- sizler HAYIR demezseniz!”