·632 syf.····Okunma: 17 Mart 2022 00:19 Karakterden bana da bulaşan bir Oblomovlukla kitabı uzun süre sonra bitirdim. Aslında hiçbir sebebi yok. Dili gayet basitti ve okumamı engelleyen bir meşguliyetim yoktu. Dediğim gibi sanırım kitabın karakterinden bana bulaşan bir şeydi.
İncelememe geçecek olursam kitap oldukça üşengeç bir adam olan Oblomov'un (İlya İlyiç) hayatına giren insanlarla birlikte değişen belki de değişmeye çalışan hayatını konu ediniyor. Oblomov'un (İlya İlyiç) üşengeçliği öyle bir boyutta ki bir koltuktan diğerine ilk yüz sayfadan sonra geçebilmişti ancak. Uşağı Zahar yardımıyla işlerini halledebilen hatta çorabını bile yardım olmaksızın giyemeyen bir adamdan söz ediyorum. Öyle ki bu üşengeçlik bir hastalık boyutundaydı. Oblomovluk. Oblomovka köyünde doğmuş ve büyümüş olan Oblomov'un çevresi ve ailesi de böyleydi. Hepsinde bir Oblomovluk vardı. İşlerini hep başkaları yaptığı, sırtları yere gelmediği için de bir sıkıntı olmuyordu onlar için çalışmamak. Oblomov'da da durum böyleydi. Oblomov'daki çiftliğinden gelen geliriyle hayatını idame ettirebiliyordu. Üstelik bir soylu sayılıyırdı Oblomov. Bu her ne kadar umurunda olmasa da. Çünkü Oblomov ne evden çıkardı ne insan yüzü görürdü. Gündemde olan haberler, ülkenin durumu, kim ne yapmış ne yapmamış ilgilenmezdi. Onun kafasında sadece geleceğe dair birtakım hülyalar vardı. Gelecekteki eşi ile mutlu ve sakin bir hayat sürecekti o. Hiçbir hayat kaygısı olmayacaktı. Böyle bitecekti ömrü.
Oblomov'un çocukluğundan beri en yakın arkadaşı olan Ştolts onu hayata döndürmek, bu Oblomovluk'undan kurtarmak için elinden geleni yapıyordu. Onu ziyafetlere, operalara götürüp açılmasını istiyordu. Hep evde durmak neye yarardı. Üstelik çalışmadan, bir amaç olmadan yaşamak Ştolts'a göre bir şey değildi. Oblomov'un tam tersiydi o. Ama kalpler birleşti mi benzerlik farklılık aramazdı. Böylelikle Ştolts onu İlyinskiler'in kızı olan Olga ile tanıştırdı ve Olga ve Oblomov arasında doğan şeylere sebep oldu.
Daha fazla konudan bahsetmeyeceğim. Çoğu yerde bunalmama ve sıkılmama rağmen genel itibariyle sevdiğim bir kitaptı. Rus edebiyatının önemli eserlerinden olduğunu düşünüyorum. Zaman zaman toplum sorunlarına değinmesi, Oblomov'unki kadar olmasa bile aslında hepimizin içinde olan o soyut Oblomovluk'tan yani düşünce Oblomovluk'undan dert yanması hoşuma gitti. Tavsiye ederim.