İnanılmaz sürükleyicilikte, yaklaşık 100 yıllık süreci konu alan bir Türkiye panoraması bu kitap. Matruşka bebek gibi içinden sürekli başka bir hikaye çıkan sarmal bir kurgunun içinde buluyorsunuz kendinizi.
Hayatı öğrenirken; önce egomuzu geliştiririz ve kendimizi dünyanın merkezine koyarız. Zamanla fark ederiz ki aslında diğer insanlar da kendi dünyalarının merkezindedirler.(Bunu fark edemeyen ve dünyaya yalnızca kendi gözlerinden bakan insanların varlığını elbette kabul ediyorum, nitekim bunu fark edebilmek büyümenin getirdiği bir olgunluktur.)
Mesela sokakta yürürken; her insanın kendine has düşünceleri, dertleri , mutlulukları ve hedeflerinin olduğunu düşünmek beni hep etkilemiştir. İşte bu kitapta o yanımızdan yönümüzden geçip giden insanların hayatlarına konuk oluyoruz adeta. Bir yaşantıdan diğerine ustaca akıyorsunuz. Daha önce tanıştığınız bir karakterle de başka bir bağlantıda yeniden karşılaşıveriyorsunuz ki yazarın zekasına ve kalemine hayran olmamak elde değil. Aslında büyük ölçekte hepimiz bir zincirin halkalarıyız, birbirimize bir şekilde bağlıyız. Bunu görmek değişik bir keyif verdi bana.
Okuyunuz, kütüphanenize ekleyiniz efendim.. Ayfer TunçAyfer TunçBir Deliler Evinin Yalan Yanlış Anlatılan Kısa Tarihi