Charles Dickens 'ı okumaya yeltendiğin ikinci kitap #k:1283. Okuyacağım kitapta bir duygu, çaresizlik, hayal kırıklığı ve aşk aradığım dönemde tesadüfen elime geçti. Umduğumu bulabildiğim pek söylenemez fakat hikayenin ilmek ilmek işlenişi yüreğime dokunmadı dersem de yalan söylemiş olurum.
Kitap Pip adında bir çocuğun ufak yaşlarından başlayarak kocaman bir adam olana kadarki hayatını anlatıyor. Burada bir insanın başına zaman zaman konan talih kuşlarına ve sonra bu kuşların nasıl göçtüğüne şahit oluyorsunuz. Hayatın karşımıza çıkardığı o an bizi dünyanın en talihli insanı olduğumuza ikna eden olayların gün gelip de keşke hiç başıma gelmeseydi dediğimiz olaylara dönüşmesi yüzümüze soğuk bir su gibi çarpıyor. Ansızın gelen her şeyin azar azar yok olup gidişi Pip nezninde anlatılıyor okuyucuya.
Charles Dickens'ın okuduğum ikinci kitabı bu kitap ve okuduğum ilk kitabı olan Oliver Twist ve bu kitapta ilgimi çeken ortak şey şu ki yazar anlatımı uzun tutmak isterken okuyucuyu yer yer kitaptan koparıyor. Bazen kendimi o kadar ayrıntıda boğulmuş hissettim ki okumayı bırakmamak için her iki kitabı okurkende direndiğimi biliyorum. Fakat kitabı ısrarla okumaya devam ettiğinizde bu olay sizi pek etkilemiyor ve keyifli bir okuma yapmış oluyorsunuz.
Kitaptan en çok hoşuma giden kısmı da şuraya bırakmak istiyorum. Ve hepinize keyifli okumalar diliyorum. Kitapla kalın :)
"Zaten herkesin hayatı böyle olmaz mı? Yaşamınızdaki sayılı günlerden bir tekini silin... yazgınızın yönü kim bilir nasıl değişik olurdu! Bunu okurken bir dakika durun, sizi çekip götüren zinciri düşünün; ister demirden olsun ister altından, ister çiçeklerden ister dikenlerden örülü olsun... o unutulmaz günlerin birinde ilk halkası yaratılmasaydı, bu zincir belki de size, yaşantınıza hiç dolanmayacaktı!"