Platonov, bu uzun öyküsünde SSCB deki devrime hem adanmisliğini hem de eleştirisini ince ince işlenmiş kurguyla vermiş.Kurgusunda ki gerçek ustuculuk içeren olayları hem sıradan olup hem de olağanüstü gibi bildiriyor bizlere.Okur olarak bu durumlar metnin içinde hiç de çok çok abartılı gelmiyor,gelse bile siritmiyor yani doğal akışıyla süreğen bir şekilde anlatıma devam ediliyor. Can halkının bitmek bilmeyen açlığınin,usumelerinin dertlerinin suresizligi hiç de öyle okurken olağanüstü gelmiyor.Bu halk Türkmenistan ile Özbekistan arasında iklimin zor olduğu, yaşamlarin bitme sınırlarına gelindiği yerlerde, ölmemek için ellerinden geleni hem yapıyorlar,hem yapmıyorlar,okuyunca daha iyi burayı anlayacaksınız.Ama yine de yazarımız karamsar değil, bize hep umudu veren bir yol bulmuş.Halkina sosyalizmi, komünizmi anlatmak amacıyla kendi doğduğu topraklara geri döndüğünde halkın hiç bir şeyden habersiz karinlarinin sesiyle yaşam seslerini birleştiren, kölelik, açlik, mülkiyet,ortak yaşam, temalarını örtülü bir şekilde eleştirmiş.Yazarin kendi hayatıni incelediğimde SSCB nin başkanı Stalin onu aptal,cahil ve supruntu olarak yargılamış ve Platonov un kendisi ve ailesine türlü baskılar zorbaliklar yapmış.bu sebeple yazarımız SSCB dağıldıktan sonra tanınmış ve eserlerine ulaşılmıştır.Bir çok yazar gibi o da devlet tarafından yasaklılar arasında değeri bilinmeden yok sayılarak yaşamıştır. Kitaptaki kötü karekterimiz Nurmuhammed insanların ölmesine sevinerek daha çok kendisine yiyecek ve eşya kalmasina sevinir böylelikle mülkiyet sorununa gönderme yapar Ksenya karekteri ile ne kadar cabalanilirsa da idealdaki komünizme ulaşılamamasından dutulan utançi görüyoruz.Uygulanmasi zor olan bu ideolojinin, cagatayev karekteriyle kara delikleri gösterilmiş olsa bile umut ışığınida yakmıştır yazar.Kisacik bir edebi eser, kapalı bir üslup olsa da Rus edebiyatı her zaman okunur derim