Puan vermedi·216 syf.····Okunma: 28 Nisan 2022 20:32 Uzun zaman oldu bir kitap okuyup yazmayalı. Vize sonrası boşluğu değerlendirip siyasete de artan ilgimden sonra tavsiyeler üzerine bu kitabı okudum.
Amin Maalouf Lübnan’da doğmuş Fransız okullarında okumuş başarılı bir yazar. Bu nedenle eserlerinde hep Batı ile Doğu’nun birbiri ile olan ilişkisini ve çatışmalarını işliyor. Aslında kendisi daha çok romanları ile tanınıyor ve Batı’nın da yakından tanıdığı dünyaca ünlü nadir doğulu yazarlardan.
Kitap ana hatları ile Dünyanın nereye gittiğinden, dinlerin siyaset ile olan ilişkisinden, Arap toplumları üzerinden ezilen halkların psikolojisinden, hatta son bölümde iklim krizinden bahsediyor. Din ve siyaset ile ilgili olan kısımda ise Atatürk’e de değiniyor. Kitap bir deneme ve Amin Maalouf kendi fikirlerini işlerken yer yer sadece tarih bilgisi veriyor ki anlattığı dönemi ve savaşları bildiğim için benim için sıkıcıydı. Daha sonra bu savaşların Orta Doğu halklarında yarattığı travmalardan bahsediyor.
Her denemede olduğu gibi yazar kendi düşüncelerini konuşma dilinde yazıyor fakat o kadar açıklayıcı ki söylediğinden kendisi bile emin değilmiş havası veriyor. Kitabı okumadan önce bazı tespitler ile karşılaşıp kafa açacağımı düşünmüştüm ama maalesef çoğu zaman sadece olanlardan bahsetmiş. Elbette başka kişilerde başka etkiler yaratmış olabilir ama benim için çok yüzeysel bir denemeydi.
Belki de ben anlayamamışımdır, kitabı okuyup anlayan özümseyen varsa bana farklı bir bakış açısı kazandırabilir. Okumayanlar için ise eğer siyasete ilginiz yoksa tavsiye etmem. Eğer var ise de Harari’nin 21. yy için 21 Ders Kitabını tavsiye ederim. Harari’nin çok daha güzel tespitleri ve fikirleri olduğunu düşünüyorum.
Amin Maalouf uzun uzun anlattığı şeylerde tek bir düşüncede çok netti o da ’21. yy kültür ile kurtulacak’ sözü. Diğer yandan ise kimlikler üzerinden ayrışmanın ne kadar feci olduğuna değiniyor. Bu aslında ilginç bir tartışma konusu ama girersek çıkamayız. Fakat bana kalırsa kimliklerin çıkış noktası da dünyaya entegre olmakta direnip kendi katı kültürlerine sıkıca bağlanan, kendi kültürünün dünyaya huzur getireceğine inanan insanların belli kimlikler altında birleşip çatışma ortamı yaratması. Örneğin Anadolu irfanının dünyaya huzur getireceğine inananlar var hala. Buna inanmayanlar Anadolu irfanının geri geri kalmışlığına değinmiyor aslında. Sadece Dünya’da ki tüm insanların Dünya’nın geri kalanına kendi kültürünü en yüce şey olarak dayatması. Kültür düşmanı değilim ama övemeyeceğim de maalesef. Daha doğrusu 21. yy da kurtarıcımızın kültür olmayacağı kesin. Şuan dünyanın en müreffeh ve güçlü ülkesi ABD ve ortak hiçbir kültürleri yok. Tamamen göçmen halkların ortak değerler altında yaşadıkları ve taşıdıkları farklı kültürlerin karması şeklinde ortak bir kültürleri bile yok.