Puan vermedi·176 syf.··Beğendi
···Okunma: 02 Mayıs 2022 22:01 Eterik beden, Kuran-ı Kerim'de geçen Kaf Suresi 16. ayetteki; "İnsanı biz yarattık ve elbette içinden geçenleri biliriz; sağında solunda oturmuş iki alıcı (yaptıklarını) alıp kaydederken biz ona şah damarından daha yakınız." İfadesindeki, bize şah damarımızdan daha yakın olan, her insanın aynaya baktığında görebildiği fiziksel bedenini oluşturan, asıl şablon olan ikinci bedeni olmakla birlikte “şah damarından daha yakınız” ifadesiyle işaret edildiği üzere kesin bir ayrım yoktur. Fiziksel beden ve eterik beden içiçedir. Çevreden gelen uyaranlar sinir sistemi aracılığıyla fiziksel bedenin azalarına yansır. Zihin tarafından çözümlenir ve algılayanın kapasitesinde bulunanların niteliğine göre zihinde sembolize edilir. Bu ifadelerin anlaşılabilmesi için bilinmesi gereken bir husus var ki o da fiziksel bedenin ebedi kaynaktan yansıyan ruhun son hali olduğudur. Fiziksel bedenden ruh oluşmaz. Ebedi kaynaktan yansıyan ruh, belirli merhalelerden geçip bedenler oluşturarak en son Dünya adını verdiğimiz varoluş planında fiziksel bedenini oluşturur. Her İnsan; fiziksel beden, eterik beden, astral beden gibi yedi adet bedenle mevcuttur.
Bununla birlikte sıradan bir insan, algılarının sınırlılığından dolayı sadece fiziksel bedeni görebilir. Eğer bir insan algılarını eğitip, bu bedenleri algılayacak bir bilinç oluşturursa fiziksel bedenin ötesindeki bedenler algılanır, bilinçli olarak ulaşılır hale gelir. Mevlana Celaleddin Rumi’nin; “Gözler, perdeleri delip hakikati görmeye başladı mı, bu nur onun nuru olur artık. Bu nura sahip olanlar dışa bakar; ama içi görürler.” Sözü bahsedilen durumu sembolize etmektedir.
Eterik bedeni algılamak için aslında oldukça basit bir yöntem mevcuttur. İki elinizin parmaklarını birbirine bir santim mesafe kalacak kadar yaklaştırırsanız, bir süre sonra dokunsal duyumuza karşılık gelen ısı olarak tanımladığımız titreşimleri hissetmeye başlarsınız. Bu yöntemle fiziksel bedeni sarmalayan eterik beden dokunsal olarak duyumsanır hale gelir. Ayrıca görsel ve işitsel olarak da eterik alanı algılamak mümkündür.
Antik Mısır’ın inisiye okullarının kurucusu, tanrılaşmış insan rahibi Thoth, İslam inancının peygamberi Hz. İdris ya da Kitâb-ı Mukaddes’te semaya kaldırılmış olan şahsiyet Enoch olarak bilinen kişi Hermes Trismegistus'un ortaya koyduğu 7 Hermetik Prensipten biri olan titreşim prensibi bu olguyu açıklar;” Hiçbir şey durmaz, her şey hareket eder, her şey titreşir.” Bir diğer ifade ile hiçbir şey katı ve durağan değildir. Sınırlı algı sebebiyle katı ve durağan gibi algılanır. Aslında mevcut algılarla yapılan şey, çevremizde olagelen titreşimlerin skalasından küçük bir kısmını algılamaktır. Bu titreşimler, algılarımıza düşen niteliklerine göre beş duyu olarak kategorize edilmiştir. Eterik alan beş duyunun ötesindeki algıya karşılık gelir. Altıncı his olarak da ifade edilebilir. Eterik alanın gücüne başka kaynaklar tarafından prana, chi, yaşam gücü gibi isimleri de verilir. Eterik alanda varolan eterik bedene ise çeşitli öğretiler tarafından pranamayakosha, doppelgänger, sthulopadhi gibi isimler verilip hayalet olarak da tanımlanır. Ayrıca Doğu öğretilerinin uygulaması olan chi qong; chi, evrensel yaşam enerjisini ifade eder, qong ise beceri, ustalaşma anlamına gelir. Ayrıca yogada yer alan asanalarla eterik bedenin üzerindeki enerji merkezlerinin, çakraların geliştirilmesi hedeflenmektedir.
Kitap yirmi beş bölümden oluşur. Bu bölümlerde eterik bedenin olanakları ve nereden kaynaklandığına dair genel bilgileri içerir; eterik beden, astral beden gibi kendine ait bir bilince sahip değildir. Sadece çakralara ait dağınık bir bilinci vardır ve zekâsı yoktur. Astral beden ile fiziksel beden arasında köprü işlevini görür. Astral bedenin bir fonksiyonu olan rüya yaşamının hafızasının fiziksel bedene yansımasında rol oynar. Astral bedenden daha yüksek bedenlerde oluşan bilinci de fiziksel bedene taşır. Ayrıca eterik beden, güneşten gezegenimize yayılan bilinen üç gücü; prana; evrensel yaşam enerjisinin gücü, fohat; manyetizma, ısı, ışık, ses kimyasal bağlar gibi fiziksel güçleri, kundalini; omurga kökünden epifiz bezine ulaşan yaşam sıvısı, gücünü alır ve dağıtır. Fiziksel bedenin tamamlayıcısıdır. Bu yüzden fiziksel sağlık ile alakalıdır. Fiziksel bedende ortaya çıkacak bir hastalık önce eterik bedende oluşur. Manyetik şifayı kullanan şifacılar hastalığı fiziksel bedene yansımadan eterik bedende şifalandırır. Eterik beden her biri ayrı işlevi olan belirli çakralara veya güç merkezlerine sahiptir. Bu enerji merkezlerinde üretilen duygular olarak bilinen niteliklerin iletimini sağlar, görünümünü barındırır. Çakra merkezlerinde üretilen duygular eterik bedende çeşitli renklerde görünür ve farklı frekans aralıklarıyla yansır. Görünüş olarak fiziksel bedenin hemen üstünde çeşitli renklerde hafif bir ışık saçar. Bu olgu Hz. İsa ve havarilerinin yer aldığı ikonlarda başın üstünde bir hâle olarak resmedilmiştir. Ayrıca ruhun saflığına ve gelişmişliğine göre eterik beden belirli bir alan kaplar. Budizm’in kurucusu Gautama Buda’nın aurasının 5 kilometrelik bir alanı kapsadığı aktarılır. Kedilerin dokuz canlı olarak nitelenmesinin sebebi ise çok gelişmiş bir eterik bedene sahip olmalarından ileri gelir. Bu sebeple kediler Antik Mısır’da kutsal kabul edilmiştir. Bunun yanında eterik beden dünyaya enkarne olan ruhun alacağı fiziksel beden türünün belirlenmesinde rol oynar. Fiziksel beden gibi eterik beden de zamanı geldiğinde ölür ve bozulur, ruhun döngüsel yolculuğunun bir sonraki aşaması için ruhu serbest bırakır.
Eterik beden manyetik şifa, anestezi, hipnoz, trans, mesmerizm (nesnelerin manyetizasyonu) olarak bilinen araçlarla yakından alakalıdır. Eterik beden üzerindeki çakralar üzerinde yapılan çalışmalar benliğe psişik güçler sağlar. Bununla birlikte eterik bedenin gelişmişliğinin ahlaki durum ile alakalı olmadığı unutulmamalıdır.