Gönderi

8/10
·211 syf.··
Beğendi
·
2017 40. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2017 00:59
Günümüzde sadece taşıma için kullanılan, samimiyetsizliğin bini bir para olduğu, gençlerin yaşlılara yer vermemek için uyuyor taklidi yaptığı, yaşlıların da kendilerine yer vermeyen bu gençlere fırça çekmek için fırsat kolladığı Egoları, Metrobüsleri, dolmuşları unutalım biraz. Mavi Kuş’un koltuklarına kurulalım, Anadolu’nun, taşranın samimiliğine kısa bir yolculuğa çıkalım. Mavi Kuş Çiçek Abbas filmindeki kırmızı minibüsün mavisi. Şoförümüz Ruzvelt marka postal giyen Kenan. Yolcularımız ağa, doktor, hasta bir kadın, mühendis, rehber ve turistler, avcı vs. kişiler. Taşra o zamanlar henüz küçük ve sıcak. Herkes birbirini tanır, sever; birbirine küser, barışır. Taşra böyledir işte masumluğundan, kendine has masumluğundan daha bir şey kaybetmemiştir. Eh taşra böyle olunca taşranın otobüsü de aynı. Küçük ve sıcak. Yolcularını meydanda bekler. İlk gelen yolcu muhabbetin başını çeker. Şoföre selamını verir, oturur bir köşeye. Sonra bir başkası, derken başkaları. Ve ilginçtir şoför hep bir kişiyi ya da bir şeyi bekler. İşte Mavi Kuş’ta da bu durum her yolculuktan önce tekrarlanırmış. Ne zamanki Mavi Kuş hareket etmeye, toprak yoldan toz kaldırmaya başladı zihnimde geçmişe karşı pare pare görüntüler oluşmaya başladı. Çocukken ben de böyle bir minibüse bindiğimi hatırlıyorum. Minibüstekilerin sohbetini engellemeye yetecek herhangi bir güç kesinlikle yoktu. O ortamda koltuklar adeta süs görevi görüyordu. Tıpkı Mavi Kuş’ta olduğu gibi. Aradaki tek fark çalan türkülerdi. Mavi Kuş’ta Amman şeker oğlan/ Yandım şeker oğlan/ Anasına küsmüş/ Damda yatar oğlan türküsü, bizde de Dost mu kaldı/ Dost mu kaldı/ Dost diyecek dost mu kaldı kaldı türküsü çalıyordu. Ne kadar şoförün tercihi de olsa türkülerin ne kadar da çağı yansıttığını varın siz düşünün. Geçmişten bir benzerlik daha var. Bu aklıma geldikçe gülerim. Rahmetli Kemal Sunal Sakar Şakir filminin başında otobüse biner. Yediği hıyarı hatırlarsınız. Hani şu Fuat Abiye de yemesi için teklifte bulunduğu hıyarı. Bizim şoför Kenan da aynı şekilde ama daha modern söylemiyle sesli sesli salatalık yiyor sürekli. Gördüğünüz gibi geçmiş, geleceğin malzemesidir. İşin esprisi de orda değil mi zaten? Her insan bir hikâyedir diye bir söz vardı. Eğer Mavi Kuş’a bindiyseniz bu söze katılmamak elde değil gerçekten. Her yolcu da başka bir müphem olay, her yolcu da bambaşka bir hayat birikimi var. Kimisi tahsil görmüş taşraya gelmiş, kimisi taşradan çıkmamış hayat tahsili görmüş. İşte Mavi Kuş’taki gibi bir minibüs bulursam, o ortamdaki samimiliği, saflığı bulursam, gideceğim buralardan diyesim geliyor ama bir taraftan da yol sarhoş, yolcu sarhoş nereye gidiyorsun diyorum. İşte tam bunlara dalmış düşünüyorken arkanızdan birisi dürter, -pardon, şuradan bir öğrenci uzatır mısınız der, Mavi Kuş’tan dünyaya tekrar dönersiniz. Hayat işte… Kitap hakkında bunları düşünüyorum. Mustafa Kutlu’yu konuşmaya gerek yok zaten. Bir ustadır, Anadolu sevdalısıdır. Herkesi kucaklayan kısa hikâyeleri sıcak, eskiye götüren, düşündüren yapıdadır. Ve son olarak kitabın sonu size kitap boyunca düşündüklerinizi unutturmasın. İyi okumalar.
Mavi KuşMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 201114,9bin okunma
··
5,7bin Gösterim
10 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Kitabı alsam mı diye düşünüyordum. Teşekkürler inceleme için☺️
Çok başarılı ve güzel bir inceleme. Okuma listeme alıyorum sizin vesilenizle:)
Murat Sezgin
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim. Keyifli okumalar. :))
İncelemeniz mükemmel olmuş. Ama kitabın sonunu ben anlamadım... Film sahnesi falan derken adam vuruldu...
Murat Sezgin
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim 🙏🏽 uzun zaman önce okuduğum için şuan sonunu hatırlayamıyorum.
Sınav modundan çıktığım an ilk okuyacagm kitap :)
Murat Sezgin
Gönderi Sahibi
Sınav modunda da okunabilir. :)
Hayatımda okuduğum en ters köşe son,bu kitabın sonuydu. Sırf sonu için bile okunacak mükemmel bir eser
Yanlış hatırlamıyorsam eğer kitabın başındaki olaylar filmdi. Senaryonaya göre de şu an hatırlamadığım bir karakter ölecekti. Bir süreliğine mola verilmişti. Birden, birazdanki çekimde ölme rolünü oynayacak adama birileri kurşun sıkıyordu ve adam gerçekten ölüyordu. İlk başta herkes adamın rolüne hazırlık yaptığını sanıyordu ama sonra kanları farkediyordu
Reklam
Emeğine sağlık güzel bir inceleme olmuş, son olarak söylediğin hakkaten vakıa, kitabın sürprizli sonu düşünülen her şeyi unutturabilirdi :))
Murat Sezgin
Gönderi Sahibi
Enteresandı, yeşilçam filmi gibi. :)
Emeğine sağlık Murat, çok samimi bir inceleme olmuş. :)
Murat Sezgin
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim abi. :)