"Bu gece
hangi numarayı arasam
annem açacakmış gibi
bir gece
..." (s. 27)
Bir alıntıyla başlamak istedim.
Ben buraya ne yazarsam yazayım, tesirine ulaşamayacağım bir alıntıyla...
Her okuyanda derin bir yara açacak bir alıntıyla...
Tesirsiz Parçalar Süregelen
İsmine de hastayım.
Sen bir de okuyanlara sor tesirini!
Okurken bir dostunuzla sohbet ediyor gibi hissediyorsunuz. Samimi, rahat bir üslubu var. İğreti durmayan bir samimilik. Ali Bey her ne kadar "dostum yok" dese de bir dostuna anlatır gibi anlatmış tüm hislerini. Yazmak da bir nevi onun dostuymuş gibi. Hem edebiyatçılara bu konuda güven olmaz, dostumuz yok derler, hepimizden çoktur yüreklerindeki kişiler.
"Okumayı öğrendiğim günden beri dünyanın bütün kitaplarına sahip olmak istiyorum." (s. 125)
Biraz hayatından bahsetmiş, çokça yaralarından... Sevdiği yazar ve şairleri görünce kendisinin ne kadar dolu bir insan olduğunu hissediyorsunuz. Benim için en kıymetli tarafı da ülkenin kanayan yaralarına, insanların acılarına parmak basmış olması. Bu yeri geliyor atanamayan bir öğretmenin dramı oluyor, yeri geliyor bir hayvana yapılan eziyet... Kısa, etkili yazılar, konuşur gibi yazmış, karşısında saatlerce dinlemek istiyorsunuz.
Tüm dünyada uzun yıllar tartışma konusu oldu: "Bir kitap değerlendirilirken yazarı hesaba katılmalı mı yoksa eser kendi içinde mi değerlendirilmeli?" Ben kendi adıma yazarını hesaba kattım. Anlattığı her şey daha çok işledi bu nedenle. Çok az yazar var ulaşmak, merhaba demek, kitaplarını konuşmak istediğinizde ulaşabildiğiniz. Kendisine ne zaman yazsam gördüğü anda döndü, imza gününe gittim bir merhabayla tanıdı. Gerçekten keyif alıyorum böyle karakterlerin eserlerini okurken.
Bir solukta okunabileceğiniz bir eser. Uzun tutmak istemiyorum incelememi. Ağır kitaplardan yorulur, keyifli bir sohbetle dinlenme ihtiyacı hissederseniz gönül rahatlığıyla okuyabileceğiniz bir eser.
Daha yazmak isterdim ama heyecanla okunmayı bekleyen başka bir eserle karşı karşıyayım. Daha fazla ayrı kalamam.
Kitapla kalın kıymetli dostlar.
Ha, dost sohbeti demişken, bir yaranız olduğunda dinleyecek biri olarak ben de buradayım.
Ali Lidar kaleminin hakkını öyle iyi vermişsiniz ki.Dertlerini insan zamanla anlatmayı bırakıyor çünkü anlayanı yok.Herkesin derdi kendinin fazla kilosu gibi kimseye anlatamıyor çünkü kimse bilmez kimin kemikleri ne kadar sağlıklı,ayakları hangi yolda ne kadar yoruldu,ayakkabısı o yol boyunca sıktı mı kanattı mı?Ali Lidar sanki hepsini samimice dinler gibi bütün güveninle dinlediğin dost gibi.Ali Lidar biraz ayrı yerde bende.Bunun için teşekkürü borç biliyorum.Emeğinize sağlık teşekkür ediyorum Mikail Bey.Ve sıradaki kitabınız en sevdiğim şiir kitabı Bir Acıya Kiracı ,incelemenizi merakla bekliyor olacağım.
Okumadan beğendim. Okuyup okumamakta kararsızım, her incelemenizin ardından hayran kalıp kesin bu kitabı okumalıyım diyorum 😄 Sonra hem yürek dayanmıyor hem keseye masraf 😅 Şaka bir yana tabi ki okuyacağım şu an çok müsait değilim 😊