Gönderi

10/10
·238 syf.··
2021 107. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 19 Aralık 2021 14:47
“Bu dünyada insanların korktuğu tek şey öğrenmekti.” İhsan Oktay Anar’ı Puslu Kıtalar Atlası kitabıyla tanıdım. Karşıma çok çıkan bu kitabı sonunda okuma fırsatı buldum. Kitabı okurken yer yer sıkıldım, geri döndüm, ileri sardım. İnternetten özetlerine baktım. Kitabın tahlillerine göz gezdirdim. Neticesinde kitabı bitirdiğimde karmaşıklığı çözemedim. Yazarın üslubu, kurgusu tek kelimeyle dahiyaneydi fakat kitap benim kafamda bir bütüne ulaşamamıştı. Karmaşıyı toparlayamamış ama aynı zamanda kitabı sevmiştim. Puslu Kıtalar Atlası kitabının nasıl bir şaheser olduğunu ve edebiyatımızın en güzel postmodern örneklerinden biri olduğunu ne yazık ki kitabı bitirdikten sonra gerek buradaki incelemelerden gerek internetten yaptığım araştırmalardan öğrenecektim. Zaten Kitap üstüne yapılan araştırmalar ve tahliller bile kitabın edebiyatımızın hangi katmanında bulunduğunu belli ediyordu fakat ben ne yazık ki bunu geç farkettim. Uygulamada kitabı ‘okudum’ olarak işaretledim ama bunun hakkını gerçekten veremedim. Yazarın bir kaç kitabını da okuyup tarzına alıştıktan sonra yeniden okuyacağım ve okuduktan sonraki fikirlerimi bu incelemenin altına ayrı olarak yazacağım. Bu benim için bir ders niteliğindedir, sizin ilginizi çekmeyebilir. Ben kitap okurken; okuduklarımı anlamak, unutmamak ve kendimi geliştirmek için sürekli notlar alır internetten araştırmalar yaparım. Yazarın bu kitabını okuduğumda kafamda birleştiremediğim içindir İhsan Oktay Anar bana çok şey öğretti. Çünkü bu kitap için yaptığım araştırmayı (Ruh Adam kitabı haricinde) hiçbir kitapta yapmadım. Tanımının yapılması bile çok zor olan postmodernden girip modernizmden çıktım. Bunlar bir yana yazarı anlamak için onun tahlillerini, hakkında yazılanları okudum. Yani kitabı anlayamadım diye kitabın yarısı kadar da bu anlattıklarımı okudum. Neticesinde bir çok şey öğrendim; edebiyatımıza dair yeni şeyler, biraz tarih, biraz felsefe derken yepyeni bir yazar tanımış oldum: Merhaba İhsan Oktay Anar… İhsan Oktay Anar’ın ikinci okuduğum kitabı Suskunlar kitabı oldu. Tabii bir Puslu Kıtalar Atlası kadar olmasada bu kitaptan sonra kendisine hayran olup bu incelemeyi yazmaya karar verdim. Şimdi yazarı daha iyi tanıyorum. Puslu Kıtalar Atlası kitabını ilk kez okuduktan sonra yazarı hakkında yazılan övgüleri saçma bulmuştum. Tabii yukarıda bahsettiğim araştırmalar sonrasında bu övgüleri saçma bulmamı da saçma buldum. Şimdi, Suskunlar kitabını okuyunca benimde yazarı övmemi sizde saçma bulmayın lütfen. İddia ediyorum İhsan Oktay Anar edebiyat tarihimizin en güzide, en usta yazarlarındandır, kıymetini bilelim. Yazarın tekniği gerçekten bambaşka: kurmacası epey karmaşık. Osmanlı dönemi alsanı olduğu için dilide kolay değil. Ama o kadar ustaca bir karmaşası ve üslubu var ki yinede bırakamıyorsunuz elinizden. Ben bırakabilseydim bu incelemeyi yazıyor olmazdım. Kitabı ilk okuyuşumda karmaşasından kurtulamadığım halde elimden bırakamayıp bitirmemin tek bir sebebi var: Puslu Kıtalar Atlası muhteşem bir kitaptır. İçinde felsefe, fantastik, tıp, fizik, polisiye, savaş… Tarih desen buram buram kokuyor. Karakter bolluğu hat safada. Konusu muhteşem. Olay örgüsü girdili çıktılı, gittili geldili. Yani kitabı bir kategoriye koymak isteseniz gerçekten kararsız kalırsınız. Ne kadar zengin bir kitap olduğuda bu kararsızlıktan anlaşılabilir. Tonlarca yüklü gemiler nasıl deniz üstünde yüzüyor diye aklımız almıyorsa böylesine bol malzemeli bir kitabın bu kadar farklı dalları içerisinde barındırıp okuyucu sıkmadan çoşkuyla okunacak bir roman haline gelmesi aynı derecede soru işaretidir. Tüm bu anlattıklarım kendi şahsime ait çıkarımlardır. Bir başka okur kitaba çok daha hakim olabilir. Ben asla kitabı gözünüzde "zor okunan karışık bir kitap" şekline bürümek için yazmadım bunları. Benim karmaşıklık dediğim şey yazarın kurgu tarzıdır. Yani yazar çerçeve anlatığım tekniği kullanmış: öykü içinde öykü. Sizde bu sebepten kitabı okurken gerçekle kurgu arasında gidip geleceksiniz. Bu yüzden kitabın içinden çıkamayacaksınız. Bu anlattıklarımdan sonuç olarak, kitap ve yazar hakkında biraz ön araştırmayla bambaşka bir zevk alabilirsiniz. Eğer bu kitap yazarın okuyacağınız ilk kitabıysa bence spoiler yemeden bir ön araştırma yapın. Aslına bakarsanız bu kitaptan başlamayın. Yada kitabı tekrar okuyun. Ama emin olun seveceksiniz bu kitabı. Çünkü bu eser edebiyat tarihimizin en değerli kitaplarındandır. Sadece yerli değil dünyada da postmodernin nadide örneklerinden biridir. Kıymetini bilelim istiyorum.
1000k
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,6bin okunma
··2 alıntı·
47bin Gösterim
16 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Kesinlikle hislerime tercüman oldunuz. Kitabı bir türlü anlamadım ve zihnimde tamamlayamadım lakin kitap ilginç bir şekilde yine de sevdim. Hayatımda okuduğum en ilginç fantastik kitap oldu.
1000okur
Gönderi Sahibi
Yalnız olmadığıma sevindim. Şuanda tekrar okuyorum. Bakalım ne sonuç çıkacak.
Güzel bir inceleme yazısı olmuş, İhsan Oktay Anar deyince içimden geçenleri yazıya dökmüşsünüz. Gerçekten kıymetli bir yazar. Evet okuması zor, ama verdiği edebi zevk bambaşka. 2022 Okuma Listeme muhakkak bir Anar kitabı dahil etmeyi istiyorum. Varsa önerileriniz , paylaşırsanız mutlu olurum.(Puslu Kıtalar Atlası, Suskunlar hariç)
1000okur
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim
Sonunu bir yere bağlanmamış, bulmaca kitabı:
1000okur
Gönderi Sahibi
Tekrar okumanızı tavsiye ediyorum o halde. Çünkü kaçırdığınız yerler olmuş
İncelemeniz uzun ama sırf kitabı bitirip niye bu kadar övüldüğünü anlamak için geldim, anlattığınız çoğu şey baştan sona doğru kaleminize sağlık güzel bir inceleme olmuş… kesinlikle ilk kitaba göre ağır mesela neden başka bir adam uyuyamama sorunu ile son 10 sayfaya dahil oldu vs kafamda oturmayan şeyler de var evet güzel bir kitap ama dili ağır kitap 70. Sayfadan sonra akıcılaştı… yazacak çok şey var da dediğiniz gibi benimde önce araştırma yapmam lazım sırf spoiler yememek için yapmıyorum genelde ama yapmam iyi olurmuş.. diğer kitabı suskunlar elimde ilerleyen zamanlarda onu okuyacağım, ama bu sefer araştırıp başlayacağım🤩
1000okur
Gönderi Sahibi
Yorumunuz için teşekkür ederim. Fikir ve duygularımız çarpıştığı için mutluyum. Suskunlar kitabı bambaşka. Onunda incelemesini hatta tahlil denemesini yaptım. Onuda okursanız size fayda sağlayacaktır. İhsan Oktay Anar benim edebiyatımın baş tacıdır. Değeri gerektiği kadar bilinmez. Teşekkür ederim .🙏
Kesikle bircok kisinin hislerine tercüme olduğunuz gibi benimde düşüncelerimi çok güzel bir şekilde yazıya dönmüşsünüz teşekkürler
1000okur
Gönderi Sahibi
Yorumunuz için teşekkür ederim.
Reklam
Harika bir anlatım ve tanıtım olmuş tesekkurler
1000okur
Gönderi Sahibi
Faydalı olabildiysem ne mutlu bana. Ben teşekkür ederim.
Ben bu kitabı lise ikiye giderken okumuştum. O zamanlar bilmediğim kelimelerin anlamlarına baka baka okumuştum. Kitap bittiğinde çok beğenmiştim. Hatta birkaç yakın arkadaşıma kitabı verip okumalarını istemiştim. Ama her seferinde dilinin çok ağır olduğunu söyleyip daha giriş kısmını bile tamamlamadan kitabı bana geri verdiler.. Yıllar sonra kapakta yer alan resmi bir dergide gördüm. Matrakçı Nasuh tarafından çizilmiş. Kendimi kısa bir an için de olsa geçmişe dönmüş gibi hissettim. Daha sonra yazarın ikinci kitabını okudum. Kitab-ül Hiyel çok daha karmaşık bana göre. İçerisinde bir sürü basit makine düzeneği çizimlerle ve sözlü olarak anlatılıyor. Bir de bunun İhsan Oktay Anar üslubu ile anlatıldığını düşünün.. Şimdi ben de tekrar Puslu Kıtalar Atlasını okumayı düşünüyorum:)) Son
1000okur
Gönderi Sahibi
Bende yakın zamanda Amat kitabını okudum. Puslu Kıtalar Atlası kitabını çok andırdı bana. Puslu kıtaların özel bir baskısı var, karikatür şeklinde. onuda okuyacağım nasipse. Amat'ı da tavsiye ederim, çok güzel.