Herkese güzel bir bahar gününden selamlar!
Bugün 2 saat içinde okuduğum ama eserin içinden çıkan yoğun ve derin anlamların en az 20 sene süreceği bir Jack London eseriyle karşınızdayım.
Kitabımızda iki öykü var ve ikisi de boks sporunun üzerinden gerçek hikayelerden öykünerek yazılmış. Aslında kitaptaki gerçeklik havasını veren de bana göre bu diyebilirim.
İlk öykümüz “Bir Dilim Biftek”te Tom King’in eskiden şampiyon olmuş “Yaşlı” bir boksör olduğunu ve onun ailesini geçindirme çabası içinde sefaletle mücadelesini okuyoruz. Bu mücadelede onun eski dostu ve şimdiki amansız düşmanı “Gençlik” ile karşılaşmasını görüyoruz.
İkinci öykümüz “Meksikalı”da ise Rivera adlı gencin Meksika devrimi için yaptığı fedakarlıklar ve hayat karşsına ne getirirse getirsin bitmek bilmeyen mücadelesini görüyoruz. Bu uğurda yaşadıkları sefalet, eziyet, kan ve emeği görmek sizi de bir mücadele havasına bürüyor.
Bu öykülerden çıkardığım dersler ise:
-Zamanında bazı şeyleri yapmanın ve ilerde yapacağımızın işin sürdürülebilir olmasının önemini anladım.
-Bazı zaferlerimiz bizim için önemsiz ama mağlup taraf gözünden çok önemli olabilir. Yani empati yapmayı o duruma gelmeden öğrenmeliyiz.
-Sporla uğraşmaya genç yaştan hızlıca başlamalı insan diyebilirim.
-Kalabalık veya diğer insanların etkisini göz ardı etmeyi bilmeli, kendi benliğimize dönüp gerçek gücü ve kararlılığı orada bulmalı ve muhafaza etmeliyiz.
Herkese iyi okumalar ve iyi antrenmanlar! ️
Bir Dilim BiftekJack London