Eğer (kendi yaşamında veya toplumsal yaşamda) artı bir değere dönüştürmemişse ya da dönüştüremiyorsa, birinin düşünce farklılığı/zenginliği/ diğerleri için neden önemli olsun ki?
Diye düşündüm, düşünüyorum.
.
“Herkesin yaptıklarına göre dereceleri vardır. Allah onlara yaptıklarının karşılığını tam olarak verir. Onlara haksızlık edilmez.” (Kuran’ı Kerim’den)
(Ahkâf Süresi, 19. Ayet meali; Elmalılı M. Hamdi Yazır, meali)
.
Bir düşünceyi hayata geçirdiğinde o düşünceye sahip olan bir başkası ile aranda uçurumlar oluşuyor evet... Ama senin uçurumlarla alakan yok; senin amel etmeye duyduğun aşk var ortada sadece...
“Bilenler kurtuldu,
Bilenler içinde bildiği ile amel edenler,
Bildiği ile amel edenler içinde ihlaslı olanlar... kurtuldu
İhlaslı olanlar da her an ihlaslarını kaybetme riski ile baş başadır.”
Sanırım birinden, birilerinden ayrılmanın en en en güzel yolu, bildiğinle amel etmendir. Kim bunu kıskanıp kötü bilebilir ki... İstiyorsa o da aynısını yapsın... Kendi bildikleri doğrularla amel etsin... Buna rağmen daha takvalı olan takvası daha düşük olanlarla Yanyana bulunma ve onları kucaklama gücüne de sahiptir; onun seviyesi kalbine ve kafasına aittir daha ziyade...
“Allah katında en üstününüz, en takvalınızdır.”
/
Bu durumda “insanları düşünce benzerlikleri değil seviye/lerinin benzerlik ve yakınlıkları” bir araya getirip birleştirir... DE diyebiliriz. Denklik, uygunluk meselesi yani ki bu da dışsal olmaktan çok kalp, kafa ve ruh durumları ve gelişmişlikleri ile ilgili bir şey... 🤔 Diye düşündüm!
.