Tüm tiranların sonu aynı olacak...
Franco'nun İspanya'sı iflas etmek üzereydi. Ekonominin yirmi yıllık kötü yönetiminin sonuçları, kronik beceriksizlik ve kararlı yalıtım sonuçlarını gösteriyordu. Döviz karaborsasında peseta, resmi değerinin neredeyse yarısına satılıyordu. Fiyatlar hızla yükseldi. Ürünler zor bulunuyordu, ithalat kısıtlıydı. Ekonomik krizin gerginliği, Franco'nun otoriter yönetiminde bile bariz sosyal gerginliklere neden oldu.
Sayfa 334 - Alakarga Yayınları - Çeviren: Filiz Çakır·Kitabı okudu
Edebiyat
·
1.581 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Kayaberk İpek
Gönderi Sahibi
Franco sorunlarını çözmek için 15 Temmuz 1959'da gönülsüzce -neredeyse buruk bir şekilde- yabancı kaynaklara, çok uzun süredir küçümsediği Wall Street Paris ve Londra bankalarına başvurdu. İspanya, IMF'den ve özel bankaların oluşturduğu bir fondan aldığı 418.000.000 dolar krediyle iflastan kurtuldu. Bu kredinin bedeli vardı. Franco, pesetanın değerini düşürmek ve İspanya ekonomisinin kontrolünü yirmi yıldır yürüten beceriksiz ve yetersiz iç savaş dostlarından alıp, yeni nesil bürokratlara devretmek zorunda kaldı. En önemlisi, asla yapmayacağına yemin ettiği iki adımı atmaya razı oldu. Yabancı yatırımcıların İspanya'ya girmesini ve katı ithalat sınırlandırmalarını kaldırmayı kabul etti. Ayrıca, sınırlarının dışında büyüyen uzun zamandır görmezden geldiği bir kuruluşa, Avrupa Ekonomik Birliği'ne doğru ilk adımı attı. Alçak gönüllü bir şekilde, İspanya'nın birliğe kabul edilmesini rica etti. Altı ay sonra da İspanya'ya gelen batı Avrupalılardan vize alınması uygulamasını kaldırdı. (s. 335)