Kitabın baş karakteri olan kadın Areika, küçük bir kız çocuğuyken evlerinde çalışan bir kölenin kızgın tavada balık kızarttığını görür, korkar ve çığlık atar. Onu sakinleştirmeye çalışan köle balığı tavadan alıp tekrar su tankına attığını ve balığın canlandığını iddia eder. Muhtemelen ev sahiplerinden korktuğu veya balığı kendi yemek istediği için böyle söyler ancak balığın canlanması gibi Areika’nın hasta bir çocuğu iyileştirmesi de batıl inançları çok olan bu insanlar arasında dilden dile yayılır.
Kitabın ikinci baş karakteri olan İon isimli bir rahip artık ailesinin istemediği kızı alıp Apollon tapınaklarının birine pyhtia olarak getirir. Pyhtia yani bilici, kendisine sorulan sorular hakkında cevaplar verirken hexametre( Yunan edebiyatında bir ölçü birimi) kullanır. Ayrıca tapınakta gerçekleşen bu kehanet bildirme seansları sırasında defne yaprakları yakılarak pyhtianın bu buharı bol miktarda soluyarak bir trans durumu yaşaması sağlanır. Böylece pyhtia uyur-uyanık durumda rüyasında sayıklar ve İon pyhtianın söylediklerini iki anlama gelecek şekilde insanlara Tanrının sözleri olarak iletir(!) Zaten pyhtia köken olarak Python (piton) yılan ejderha canavarından gelir. Apollon’un bu canavarı öldürdüğü yerde canavarın çatal dilliliği bu tapınaktaki kadına (pyhtiaya) geçmiştir. Bence asıl çatal dil kitaptaki İon. Çünkü ateist olmasına rağmen, para uğruna gösterileri sürdürür.
Bu kitaba 1 puan veren insanları anlamıyorum. Kendi inançlarıyla çelişse bile Golding’in fikirlerini bu şekilde yazıya dökmesi edebi bir roman olarak kurgulaması, alt metinlerdeki özgürlük, feministlik, Yunan-roma ilişkisi benden 10/11 alır. Bu kısa kitabı düşünmekten korkmayan insanlara öneririm. Çatal DilWilliam Golding