Mirasyedi ve alafrangalığı birleştirerek, yanlış Batılılaşmayı ve alafranga züppe tipini ilk işleyen romandır. Yazılan dönem şartlarını gerçekçi bir üslupla yansıtan Mithat Efendi, alaturka-alafranga, tembellik-çalışkanlık, israf-tutumluluk vb. zıtlıklarını romana adını veren Felâtun ve Râkım üzerinden ele alır. Karakterler sık sık aynı durum, olay, kişiler arasında bulunur ve bunlara gösterdikleri tepki ve davranışlarıyla aralarındaki farklar gözler önüne serilir. Mithat Efendi, parasal hesaplara ve tavsirlere ağırlık verir, diğer eserlerinde olduğu gibi bu romanında da okuyucu ile diyaloğa girer.
Berna Moran'ın deyimi ile; Batılılaşma sorunu, romanın kuruluşunu ve kişilerini belirler. Ona göre roman, âdeta "Ağustos Böceği ile Karınca" hikayesi gibi ahlak dersi verir niteliktedir.
Râkım Efendi ile yazar arasında büyük benzerlikler vardır. Öyle ki Tanpınar da yazarın Râkım Efendi'ye "iş makinesi" adını vermesiyle kendisine de "yazı makinesi" denilmesi arasındaki benzerliğe dikkat çeker. Mehmet Kaplan da yazarın tecrübe ve gözlemlerini eserine kattığını düşünenlerdendir. Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 119. Asır Türk Edebiyatı Tarihi