·141 syf.··Beğendi
···Okunma: 12 Haziran 2022 14:13 Sırça Köşk'ü bir tek ben mi beğenmedim. Herkesin Sırça Köşk çok iyi süper harika dediği kitap bu mu yani dedim. Dönemini iyi yansıtıyor diyorlar. Öyle bir amacım olsa tarih kitapları okurdum. Hikaye derinden, alttan mesajlar veriyor diyorlar. Öyle bir niyetim olsa açar gerçek tartışma kitapları okurdum. Kitabın başında tüm öyküleri değerlendirme düşüncem vardı ayrı ayrı inclerdim diyordum ama bitirince birine bile özel bir şey yazasım gelmedi. Kitapta kayda değer en fazla 2 bilemedin 3 öykü çıkar. Sabahattin Ali'nin 3 romanını gerçekten beğendim. Her birinin ayrı bir atmosferi ayrı bir hissi vardı. Ama Sırça Köşk bırak Sabahattin Ali'yi okuduğum en kayda değer olmayan kitaplar arasında yerini aldı. Kimine göre iyidir kimine göre kötüdür, beğenenlere lafım yok ama gerçekten bu kitabın nesini beğendiniz dedim okurken. Örneğin Portakal diye bir öykü var ve bir yük gemisinde portakal taşınmasını anlatıyor. Evet bu. Biliyorum aslında olay o değil geminin kaptanının portakal sahibiyle yaptığı tartışmanın felsefik değeri felan diyeceksiniz ama okurken bu kadar kayda değer olmayan bir öykü okuduysam ondan ben neden anlam çıkartmaya çalışayım. Gerçekten bir öykünün kayda değer olması için iyi bir konu lazım, kadının çocuk doğurup tek bakması felan değil. Nesi sıradışı bir şey bunun kitap olacak kadar. Kitaba adını veren Sırça Köşk öyküsü hemen hemen 5-6 sayfalık bir öykü ve doğrudan sistem eleştirisi. Diğer tüm öyküler genel olarak toplum eleştirisi, insan eleştirisi. Sırça Köşk ise daha siyasi bir öykü vermek istediği mesajdan ötürü. Evet böyle Sabahattin Ali'nin 3 romanını zaten okudum öykülerine de giriş yaptım yüksek ihtimal girişle kalır sadece. Diğer öykü kitaplarını okumak için aradan uzun bir zaman geçmesi gerekli. 6/10