Puslu Kıtalar Atlası
9/10
·238 syf.··
Beğendi
·
2022 4. kitabı
·
39 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2022 14:39
İhsan Oktay Anar'ın okuduğum ilk kitabı. En iyi postmodern örneklerinden biri. Tarihi roman olarak algılansa da felsefik ögeler de oldukça çok. Hatta eserin Descartes’in “Düşünüyorum, öyleyse varım” felsefesi üzerine kurgulandığı da söylenmekte. Tabii ki bunda yazarın eğitiminin felsefe üzerine olması da etkili. Kurgusu, olayların akışı, yazarın anlatım dili çok farklı ve fakat harika. Hoşlanmayanı da çok olacaktır, çünkü karakterlerin çokluğu, olayların karmaşık akışı, öykü için de öykü diyebileceğimiz çoklu anlatım biraz zihin bulandırabilir. Gizem ve parçaları birleştirme seviyorsanız şayet, işte o zaman tam sizlik! İçerisindeki şifreleri, metaforları anlamanız için biraz tarih, biraz felsefe bilgisi gerekiyor, yoksa benim gibi bazı detayları gözünüzden kaçırıp, ardından öğrendiğiniz de şaşırabilirsiniz. Kitabı spoiler vermeden anlatmak çok zor, varoluş sürecini anlamlandırma diyebilir miyiz? Belki de… Şöyle de özetleyebliriz; 17. yy Osmanlısında İstanbul’da geçen, içerisinde tarih, felsefe ve fantastik ögeler de barındıran bir eser. Kitap bittikten sonra, başa dönüp tekrar detaylara takılıp okumak istiyorsunuz ki zaten bir süre sonra oturup tekrar okuduğunuzda çok daha etkilenecek ve detayları çok daha net göreceksiniz. Diliyle, kurgusuyla, masalsı atmosferi ile, çok etkilendiğim bir kitap olduğunu söyleyebilirim. Kitabı okuduktan sonra kitap hakkında analizleri okumak, dinlemek de bir o kadar keyifli. Beni en çok etkileyen 2 alıntı; “ Bilmek ve şahit olmak en büyük mutluluktur. Macera ise büyük bir ibadettir; çünkü O’nun eserini tanımanın başka bir yolu olduğunu görebilmiş değilim.” “Bu dünyada insanların korktuğu tek şey öğrenmekti.”
Edebiyat
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,8bin okunma
·
115 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.