Puan vermedi·552 syf.··Beğendi
· Huzur Sokağı, bu zamana kadar çok eleştiri almış bir kitap özelliği taşıyor. Gerek İslam'ın yansıtılış tarzıyla; gerek devrimci, ilerici ve Atatürkçü düşünceleri olduğu savunulan mini etekli kızlara yapılan tasvirler ile çok konuşulmuş.
Kitapta, Batı'ya özenmenin insanı ilerici ve aydın yaptığını -gerektiğinde çirkefleşecek kadar- savunan insanlara karşı eleştiriler var. Mini etek giyen insanlara karşı değil. Ayrıca mini etek giyen insanların giydikleri etekler değil eleştirilen nokta, zihinlerinde ki aydın-yobaz anlayışları. Ama günümüzde İslam'ı yanlış yerlerden yanlış şekillerle öğrenen insanlar tarafından, yazar sanki kadınlara hiç değer vermiyor algısını savunuyorlar. Bilakis yazar, Hilal karakteri üzerinden başarılı bir doktor olma hayalini düstur edinen bir kadın anlayışıyla her daim kızını okutmak için türlü cefalar -başörtüsünün herkesin içerisinde gizlice açılması gibi- çekerek yine de vazgeçmemesi anlayışını kitaplarında sıkça değinmektedir.
Kitapta İslamî alanda değinilen birçok nokta var; tesettür, İslam açısından aşk, hidayet gibi..
Ama benim özellikle değinmek istediğim husus; kitaptaki aşk unsuru. Kitapta aşk ile ilgili kısımlarda, hidayet konusu da yer buluyor kendine. İslam'ın kurallarını ve çizgilerini düşünerek yaşıyorlar duygularını ve bu durum onları kısıtlamak yerine bilakis hayatta yaşanılan en elzem duyguları yaşamalarına da vesile oluyor. Yani aşk, İslam'ın çizgileri ile yaşandığı takdirde insanı hakiki anlamda hoşnut eder, devrime koşulsuz inanan insanların yaşadığı iki üç günlük ilişkilerle değil. Bu bağlamda İslam'ı hayatlarının merkezine koyan insanların hayatlarında çeşitli duygulardan mahrum olduğu algılarını da yıkmış bulunuyor yazar.
Verilmek istenen mesajlarla, okuyanın hayata ve İslam'a karşı güzel duygular hissedeceğine inandığım bir kitap oldu hülesa.