Puan vermedi·232 syf.··Beğendi
···Okunma: 13 Haziran 2022 16:36 ”Kendini kandırma zehrini bir kez tadan insanlar, bir daha kendilerini asla kurtaramazlar…”
Kitabın özeti gibi bir cümle. Baba kendini kurtarmış mı okuyup karar veriyoruz.
Öğretmen olan bir babanın hayallerini süsleyen bir seyahat var, Afrika. Ama bu hayalini bir türlü gerçekleştiremez. Sonra çocuğu doğar, umudu yavaş yavaş azalır. Sonra çocuğunun beyin fıtığı gibi bir anomaliyle doğduğunu da öğrenince aklına ilk gelen Afrika gezisinin artık gerçekleşmesinin imkansız olduğu. Adamın duygusuzluğu, ne yapacağını bilemez hâlde alkole sığınması ve iyice yalnızlaşması ve bize çocuğunun bugün yarın ölecek düşüncelerini çaresizlik ya da umursamazlık duygularıyla git gellere sürüklemesi. Anlamak ya da yargılamak? Kaçmak ya da kabullenmek?
Yazarın kendisinin de aynı anomaliyle doğmuş bir engelli çocuğa sahip olması kitabı daha çok içselleştirmeyi sağlıyor. Ben çok severek ve etkilenerek okudum. Bir çocuğun bir engelle doğmasının bir baba üzerinden duygu durumunu bir nebze aktarabilmeyi bu eseriyle başarmış bence.