Gönderi

Ölü Mü Denir
Kimse hüzünlü olmasın Sırası değil hüznün daha Bir gün bir şehrin alanında Bir mermer yığınının gözlerine Omuzlarına düşerse bir çınar yaprağı Hüzünlensin yaşayanlar o zaman Sırası değil hüznün daha. Edip Cansever 💙
Hüzün
·
357 Gösterim
4 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Şiir doğrudan doğruya bir yaşama ürünü müdür sizde arkadaşlar? Ne düşünüyorsunuz bu konuda Selma Nur Arslan, Murat Ergin, Esma ve @Thoper?
Öncelikle yorumun için teşekkürler Ahmet Karakuş 😉 Her şairin şiirinde yer verdikleri duyguları bizzat yaşayıp üzerine yazdıkları fikrine katılmıyorum aslında ben. Şiirin tecrübelerden ziyade his ve düşünce yapısı ile ilgili olduğunu düşünüyorum ve tıpkı Murat ile konuştuğumuz inanç mevzusu gibi hatırlarsınız... Hani çok istersen her şey mümkün dercesine. Bazen bir şeyin hayalini veyahut düşüncesini öyle çok kurarsın ki yaşamamış olup yaşamış hissi uyandırıp, öyle içselleştirip benimsersinki bir süreden sonra adeta kalemine sen yaşamışçasına geçer sen dahi yaşamış olduğuna inanıverirsin; tadı gelir, rengi gelir, nefes alır, vücut bulur. Sadece kendini inandırmakla kalmayıp karşındaki insanları da kaptırıveririrsin o rüzgara (tıpkı hepimizin şahit olduğu münazara örneklerimizde olduğu gibi; iş bu 'mesela yani'yi tutturabilmek de😂) Belki de şairin yaşayıp yaşamadığından ziyade bizim ne aldığımızdır önemli olan. 'Şairin ve şiir okurunun şiirde buldukları sadece kendi uçkunluklarıdır,' der İsmet Özel ne de güzel der ben buna inanırım en nihayetinde. Yazar veya şair kaleminden damıtır sözcüklerini okurunda yerini bulur o sesler, sözcükler, noktalar kendine göre şekillenir anlamlanır bütünleşir. Şairin değil de okurun ürünü, oluverir. Budur aslolan okuyucuda ne hissettirip ne yaşattığı..
Şiirin en yakışan şarkısıdır, paylaşmak isterim 😉 💙 youtu.be/5LxtB1A_t6s
Benim için bir keyif, ne demek 💙
Bugün iki kedinin öldüğünü gördüm Bir değil, tam tamına iki kedi Ve bugün iki insan yüzükoyun yere düştü Yine bir değil, tam iki kişi Bilmiyorum zamanı mıydı ama Hüzünlendim Belki de hüzünlenmemeliydim Tıpkı diğerleri gibi
Edip Cansever...