Gönderi

6/10
·304 syf.··
2022 7. kitabı
Genel olarak fena değildi. Ne çok iyi ne de çok kötü diyebilirim ortalama bir kitaptı. Kitabın geçtiği yeri çok beğendim. Ortamı çok güzeldi. Göl ve çevresinde bulunan evlerle güzel bir tatil beldesinde geçiyor kitap. Gerilim romanı olarak geçmiş ama bir kısım dışın da çok fazla gerilmedim ama heyecan bazen merak da tüm kitap boyunca benimleydi. Olaylara karşı karakterlerin ne tepki vereceğini de kitap boyunca merak ettim. Çok sinirlendiğim yerler oldu, güldüğüm, eğlendiğim yerler oldu. Neredeyse kitap boyunca bir gizem vardı ama gerilim, bence tam anlamıyla yoktu. BURADAN İTİBAREN SPOİLER Küçük kızın kaybolduğu kısmı gerçekten aşırı heyecan içerisinde okudum. O kısımda gerçekten gerildiğimi hissettim. Yazar o kısmı gerçekten çok güzel yazmış. Yazarın yazdığı bazı bedensel betimlemeleri fazla buldum. Bence gerek yoktu. Kasaba ortamı hissi çok güzeldi. Kitabın geçtiği ortamı çok beğendim. Caroline gerçekten çok tatlı bir karakterdi. Onu yüzümde bir gülümsemeyle okudum ve kitabın sonundaki karakter gelişimi beni çok mutlu etti. Caroline ve Johnny kardeşliğini de çok beğendim. Hatta Johnny'nin anlatımından da kitabı okumak isterdim. İkizler ve Adam da sevdiğim karakterler oldu. Özellikle Adam gerçekten çok tatlı bir karakterdi. Onu okurken güldüğüm yerler oldu. En sonunda Panter'in onun köpeği olmasına gerçekten çok sevindim. Gram de çok güzel bir karakterdi. Caroline ile olan yakınlıklarını çok severek okudum. Aslında kızın anneannesi ama annesinden daha çok annelik yapıyor gibi duygusal anlamda. Jo karakterine o kadar sinir oldum ki. Nefret ettim ondan. Uzun zamandır bir karakterden bu kadar nefret etmemiştim. "Özgürlük" kelimesini tamamen yanlış anlayan, insanları kendi eğlence anlayışı için kullanan iğrenç, mide bulandırıcı bir karakterdi! Bir sürü sırrı var, yalanlar söylemiş, gerçekleri saklamış. Çocuklarına duygusal anlamda destek olmada yetersiz. Çocuklarına onları sevdiğini göstermekte yetersiz gerçekten korkunç bir karakterdi ! Dee Dee, Jo'nun karakter analizini gerçekten çok güzel yapmış. Onun Jo ile ilgili söylediği her şeye katılıyorum. Billy'nin başına gelenlere o kadar üzüldüm ki.. Jo ona "çocukluk aşkım" diyor ama Kevin'ı da beğeniyor ve ona karşı "daha yetişkinsel bir aşk" duyduğunu söylüyor. Kevin zaten Jo'ya en yakın arkadaşının sevgilisine aşık. Billy'nin akraba ziyaretine gittiği bir gün Jo kendince "oyun"una başlıyor. Gerçekten o kadar iğrenç ki! Billy'i tüm kalbinle seviyorsan Kevin'a yaklaşma! Kevin'ı istiyorsan Billy'den dürüstçe ayrıl! Ama yok! Onun canı oyun istiyormuş ve iki erkeğin onun için kavga edecek olması onu heyecanlandırıyormuş! Gerçekten aşırı bencil kıskanç karakterin teki! Kevin da berbat bir karakter! En yakın arkadaşını kıskanıyor, onun gölgesinde kaldığını düşünüyor, onun sevgilisine aşık ve adamın kazara ölmesine sebep olduğu halde bu sırrı saklıyor, Jo'nun kendisini suçlu hissetmesine sebep oluyor. Sözde aşık olduğu, yanıp bittiği kadının vicdan azabıyla yaşamasına izin veriyor! Neden? Eğer gerçeği söyleseymiş Jo onunla evlenmezmiş! Jo en son ne diyor? "Her koşulda seninle evlenirdim"! Bu ikisi gerçekten tencere kapak! Cidden nefret ettim ikisinden de! Olan çocuklara oluyor! Yıllarca Johnny'nin babasının Billy olduğunu saklamış Joe ve Kevin. Zeki Caroline bu durumu hemen çözüyor tabii ki ve hemen bu bombayı patlatıveriyor! O kısımda gerçekten çok şaşırdım. Böyle bir anda ortaya çıkmasını hiç beklemiyordum. Caroline sinirle geldi ve her şeyi anlatıverdi. Johnny için gerçekten çok üzüldüm. O kısımları ondan da okuyabilmeyi gerçekten çok isterdim. Kevin ve Johnny'nin arasında hep bir duvar varmış zaten. Adam en yakın dostunun, öldürdüğü adamın oğluna babalık yapmayı da kendine yedirememiş! Johnny ve Chris'in dostluğunu da gerçekten çok beğendim. Chris'te aşırı karizmatik bir karakterdi Johnny de öyle. Yakın arkadaş olduklarını düşünürlerken kuzen çıktılar! Dee Dee'nin Johnny'e çok güzel halalık yapacağına eminim. Johnny'de Billy'e çok benziyormuş yaa. Ahh be Billy. Patricia için de çok üzüldüm. Yaşadıkları çok zor şeyler. Bunlar olmamış olsa bu gerçeklerin hiçbiri de gün yüzüne çıkmayacaktı. Sera'nın en sonunda bulunmasına da çok sevindim. Onu bulmak için kapan levreklerini kullanmaya başladıklarında dehşete düştüm. Caroline'ın rüyaları da dehşet vericiydi. Adam onları balık tutmak için kullandığı gizli yerine götürdüğünde bulacaklarından şüphelenmiştim ama Panter sesler falan çıkardığı zaman emin oldum. "Dedim, kızın bedenini buldu" Yine de son ana kadar içimde bir yerlerde küçük bir umudum vardı. Belki suya girmemiştir, hâlâ yaşıyordur, bir yerlerdedir diye ümit ediyordum. Tüm gerçekler ortaya çıktı. Şerifte her şeyi öğrenecektir. Kevin gitti. Bu işin nasıl biteceğini gerçekten çok merak ediyordum oysa ki. Aklımda soru işaretleri kaldı. Sonra neler olacak? Caroline babasının Johnny'de 16 yıl boyunca babası sandığı adamın gerçek babasının ölümüne sebep olduğunu öğrendiğinde ne tepki verecek? Sonraki dönemde aile ilişkileri nasıl olacak? Kevin hapse falan girecek mi? Chris ve Johnny kuzen olmaları konusunda ne düşünüyorlar? Vee Adam balık tutma turnuvasını kazandı mı? :D Bu soruları daha da çoğaltabiliriz. Sanırım yazar bu soruların cevaplarını biz okurların hayal gücüne bırakmış. Bütün bu soruların cevapları artık bize bağlı. Göl Yolu'nun Sırrı Karen Katchur
Roman
Göl Yolu'nun SırrıKaren Katchur · Yabancı Yayınları · 0142 okunma
·
133 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Her bir kelimenize harfi harfine katılıyorum 👏 jo ve kevin'i çok iyi anlatmışsınız👍👍 iki aşağılık insan bir arada(özellikle de jo aşağılığın teki. Zehir olarak insanların hayatına girip, zehirleyip sıyrılıyor. Ayrıca pişman falanda değil)