Ceza ve tehdit gibi çocuğun birey olduğunu çocuktan sorumlu yetişkinlere unutturan mekanizmalara karşı bakış açımız her geçen gün daha da netleşiyor. Bu gibi olumsuzluk üzerine kurulu mekanizmaların çocuklar üzerinde ne denli hasara yol açtığı her geçen gün daha çok su yüzüne çıkıyor, bu zaten çoğumuzun hemfikir olduğu bir durum artık. Bu kitapta savunulan kritik tez şu; bu sayılan olumsuz etkilere fazlasıyla ödül ve övgü gibi çocuğun üzerinde olumlu etki bırakıyorMUŞ GİBİ görülen mekanizmalar da yol açıyor. Şöyle ki; ödül aslında çocuğun iç denetimini sağlamasının öncülü olan iç motivasyonun dışsallaşmasına ve çocuğa rehberlik etmesi gereken yetişkinin KUMANDALAŞMASINA, yani çocuğu sürekli kontrol etmesine neden oluyor ve dolayısıyla çocuğun bağımsız yaşam becerileri kazanmasına engel oluyor. Halbuki günümüzde ödül ve çocuk günlük hayatta ne kadar çok ilişki içersinde. Öğretmenlerin öğrencilerine belli davranışları sergilemeleri koşuluyla verdiği stickerler, şekerler, ödül kurabiyeleri... Ne kadar masum gözüküyor göze. Hepsi çocuğun bireyselleşmesine vurulmuş birer ketmiş mesela. Şimdi bu incelemeyi okuyanlar düşünüyor olabilirler; "Madem ödül, övgü bu kadar zararlı, e ne kullanılmalı ki ödül veya övgü yerine?" diye. Bu soru için kilit nokta "KOŞULSUZ EBEVEYNLİK BECERİLERİ VE GERİBİLDİRİM ÜZERİNE KURULU BİR İLETİŞİM MODELİ". Bu beceri ve modelin nasıl oluşturulması gerektiği ise kitaba kalsın. Son olarak şunu söyleyebilirim. Kitabın şu anki bakış açınızı değiştirip yeni bir perspektif edinmenize sebep olacağına yemin edebilirim ama (kitabı okumadan) kanıtlayamam.
Herkese iyi okumalar...
Özgür BolatBeni Ödülle Cezalandırma