Acı Acıyı Tanır...
Puan vermedi·144 syf.··
Beğendi
·
2022 70. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2022 12:59
Bazı eserleri okursunuz ve rafa kaldırırsınız, bazı eserlerse hep elinizin altındadır açıp bakmak istersiniz, o kısmı yeniden yeniden okumak... Seneler geçse de bir öyküde geçen bir konuşma, ya da sessiz bir an, sizi durmadan yoklar, vakti zamanı geldiğinde, saklandığı oyuktan çıkar ve muazzam bir hünerle başka durumlara uyarlar kendini... Başka bir çocuğa gösterilen ilgi bir insanı nasıl yağmalar, o ilgi sizin susuzluğunu çektiğiniz elden ikram ediliyorsa mesela bu katlanılmaz bir acıdır... Her biri kendi atmosferine davet eden öyküler üzerine uzun uzun konuşmak mümkün ama bunu geniş zamanlarda edilen dost sohbetlerine bırakmak, demlendirmek, dilden dile söylemek, keyfini çıkarmak gerek :) 1000k'da okuduğumuz, aşinası olduğumuz öykülere denk gelmek de apayrı bir sevinçti benim için. Sevgili Neşe; her yorumunla, her paylaşımınla, her mesajınla, ruhunun zenginliğini ve duruluğunu tattığım Neşem... İyi bir öykü okuru sayılmam ama bu güçlü anlatım karşısında teslim oldum :) "Mutluluktan ağlatan pasta." Terlik katıyla çocukluğumuzun mahzenine indiren, oradan yükselen kahkahalarla evlatlarımızın sevincine eşlik ettiğimiz çok başarılı bir öyküydü... Eserde bana yeni bir buluş gibi gelen felsefi çıkarımlar vardı, örneğin; "Böylelikle normal olanlar kantarın topuzunu kaçırmaya hak kazandılar." cümlesi hiçbir yerde tahliline rastlamadığım güçlü bir tespitti. Bir yandan çağın nabzını tutan, diğer yandan tarihin kalp atışlarına kulak veren cümleler okunmuş yüzlerce eserin yoğunlaştırılmış özeti gibidir, çünkü okura verdiği ilhamla başka buluşlara omuz verebilir... Bunun gibi eserin omurgasını oluşturan tespitlerden birisi de; "İçinde yıllarca gizlediği sesleri kime bırakıp gider insan." (?) Hepsi o cümledir, o cümlededir!.. Kalkıp yürürsün, o bildik kokunun diyarına... Varamazsın. Bir konuşma talep edersin kendinle... Mümkün değildir. Bir sessizlik hiç değilse(!) Layık olamazsın... Yitirmişsindir sessizliğin sesini. Eserde çokca işlenen ölüm şunu düşündürdü bana... Kaybettiğimiz insanları gün geçtikçe daha yakından tanımıyor muyuz? Yaşarken olduğundan daha derin bağlar kurulmuyor mu? Yani, belki de onu kaybettiğimizde başlıyor bir insanın asıl öyküsü... Yalınlığıyla sadeliğin sınırlarını zorlayan bir yer vardır... İşte böyle cümleler vardı!.. Kalbin yarılıp bakıldığı ama görülemediği, anlamayı istemenin şiddetinin, istemeyi anlamayı hissisleştirdiği... Nasıl da kırgınız kelimelere... İki farklı yöne giden sesler gibiyiz, birisi içimize, diğeri dışımıza doğru uzayan gölgeler gibi...Ve "Kime küstüğümüzden haberimiz yok." Ve şarkılar... Öykülerin içinde, gizli öyküler gibi yol alan, iyileştiren, sağaltan, ıssızlaştıran şarkılar... Çok kıvamında dahil edilmişti ve eserin müziğini derinleştirmişti... Neşem yolun açık olsun, gönlün kalemine bu kadar yakınken, söz yüreklerde bir şifa olmaya yükselecektir... Daha nice eserlerini okumak ümidiyle....
Edebiyat Öykü
Sesler Yüzler SokaklarNeşe Cengiz · Parya Kitap · 2022132 okunma
··
4.951 Gösterim
3 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Eylül hocam, ne güzel içselleştirmişsiniz öyküleri. Her öykü yeni dünya, her okur yeni bir pencere. İyi ki yazmışsınız sizdeki yankısını. Kaleminiz daim olsun.
Eylül Türk
Gönderi Sahibi
Her biri ayrı ayrı kıymetli öykülerdi Resul Hocam. Buradan bir arkadaşımızın verdiği emek de çok değerli bizim için.Rabbim muvaffak eylesin 🌿
İyi bir öykü okuru sayılmam diyen canım okurumun şu tespitiyle başlayayım: “Terlik katıyla çocukluğumuzun mahzenine indiren...” Bu cümlede durdum. Orada bana bir dokundun ki Eylül’üm, sardın, sarmaladın... Güzel insanlar hayatın en güzel yanı değil midir? Güzel yüreğinle yorumladığın şu kitap daha da anlamlandı. Her okumada, her yorumda desteğinizi yanıbaşımda duyumsadım. Seslerimi doğru insanlara emanet etmişim. Ne mutlu. Felsefi çıkarımlar yakalamana da hiç şaşırmadım. Cismen yan yana durmadığımız hâlde bizi birbirimize bu denli yaklaştıran şey edebiyatın gücüdür. Öylece geçip gitmediğimiz, birbirimizin varlığından haberdar olduğumuz, bunca duyguyu paylaştığımız için bin şükür. Değerlisin canım. Var olasın. Bizim yürekler çok kalabalık, biliyorsun:) Böyle bölüşüyoruz kalabalığı. Yoksa nasıl taşır insan? Bölüştüğün için, yanımda olduğun için, desteğin ve dostluğun için binlerce teşekkür sana. Cansın, canımdasın. ♥️🌻
Eylül Türk
Gönderi Sahibi
🥰☘️🧿
Kelimeler diyorum herkesin dilinde-kaleminde aynı manaya gelmiyor bence. Bazıları bir başka vurguluyor, çok daha zengin, çok daha anlamlı ve çok daha kastını aşan bir hal alıyorlar. Güçleniyor, bakanın gözüne olduğu gibi görünürken manada derinleşiyor koskoca bir orduya dönüşüyor tek bir kelime. Bende yarattıkları etki bu senin cümlelerinin ve şunu da belirtmeliyim ki her birinin ahengine hayranım Eylülcüm. Ben de çok sevdim Neşemin öykülerini ki hiç öykü sever bir şahsiyet olmadığım halde. Sen de ne güzel yorumlamışsın yeniden can buldu zihnimde. Dimağına, kalemine sağlık senin de, Neşemin de...
Eylül Türk
Gönderi Sahibi
Bende de tam olarak bu etkiyi bıraktı Fatma Hocam. Demek ki daha çok öykü okumalıyız, bizde de gizli bir meyil varmış :) İnsan her öyküyü oturup sabaha kadar konuşmak istiyor, belki hem felsefeye, hem şiire yakınlığıyla ilgimizi çekiyor, belki de hayatın içinden bir dille yazıldığından keyif veriyor, ama bazılarının kalbe bıçak gibi saplandığı kesin... :) Güzel yüreğin varolsun, içtenliğin ve burada ki varlığın benim için çok kıymetli🌹❤️